Gürültülü Ortam ve Kulakların Korunması
Kategori: Gürültülü Ortam ve Korunma
Ülkemizde geniş bir araştırma yapılmamıştır fakat Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada her on Amerikalı’dan birinde normal konuşmayı anlamayı engelleyecek kadar işitme kaybı olduğu bulunmuştur.
“Yüksek sese maruz kalmak” en sık karşılaşılan sebeptir.
“Gürültü” gerçekten kulaklarıma hasar verebilir mi ?
Evet, gürültü tehlikeli olabilir. Yeteri kadar yüksek ve uzun süreli olursa, işitmenize zarar verebilir.
Gürültünün sebep olduğu hasar, sinir tipi işitme kaybı olarak adlandırılır; birçok sebep bu tip işitme kaybına yol açabilir ama gürültü kaynaklı olanın önemli bir ayrıcalığı vardır-ilerlemesi durdurulabilir veya olmadan tamamen önlenebilir.
Kulaklarımı alıştırabilir miyim ?
Hayır. Şayet hep gürültüde büyüdüğünüz için buna alıştığınızı zannediyorsanız bu yanlıştır. Gürültü işitmenizi azaltmıştır ve hiç bir ilaç, operasyon veya işitme cihazı gürültünün kulağınızda yaptığı hasarı tam olarak düzeltemez.
Kulak Nasıl Çalışır ?
Kulak dış, orta ve iç olmak üzere başlıca üç bölümden oluşmuştur. Dış kulak, kulak kepçesi ve dış kulak yolundan meydana gelmiştir. Kulak zarı, dış kulak ile orta kulağı birbirinden ayırır. Orta kulaktaki üç küçük kemikçik ses dalgalarının iç kulağa iletilmesini sağlarlar. İç kulakta işitme siniri başlar ve sesi beyine taşır.
Her türlü ses kaynağı, havaya ses dalgaları veya titreşimleri gönderir. Bunlar dış kulak yolundan geçerek kulak zarınıza çarpar ve zarınızı titreştirir. Titreşimler orta kulaktaki kemikçikler aracılığıyla iç kulağa, işitme sinirine iletilirler.
Burada titreşimler, sinir uyarılarına dönüşür ve beyinde ilgili bölgeye gönderilir. Beyin, sesi “müzik, kapı çarpması, insan sesi” şeklinde ayırarak yorumlar.
Gürültü çok şiddetli olursa iç kulaktaki sinir hücrelerini öldürmeye başlar. Gürültüye daha uzun süre maruz kalındıkça daha fazla işitme siniri hasar görür. İşitme sinirinizde sinir sayısı düştükçe de işitmeniz azalır. Ölü sinir hücrelerini hayata döndürmek mümkün değildir; hasar kalıcıdır.
Gürültünün zararlı olduğunu nasıl bilebilirim ?
İnsanların gürültüye karşı hassasiyetleri değişir. Genel olarak şu şartlarda gürültü kulağınıza zarar verebilir:
- kendinizi duymak için bağırmak zorunda kalıyorsanız
- gürültü kulağınızda ağrı oluşturuyorsa
- kulak çınlamanız oluyorsa
- gürültüye maruz kaldıktan sonra birkaç saat hafif sağır gibi oluyorsanız.
Ses, bilimsel olarak iki türlü ölçülebilir. Sesin yoğunluk veya şiddeti ki desibel cinsinden ifade edilir. Frekans, sesin saniyedeki titreşim sayısıdır. Ses, alçak frekanslarda kalın (pes), yüksek frekanslarda ince (tiz) duyulur.
Sesin frekansının benim işitme kaybımla ilgisi nedir?
Frekans saniyedeki titreşim olarak ifade edilir. İşitmenin en iyi seviyede olduğu çocuklar, saniyede 20 ile 20.000 titreşim arasındaki sesleri duyabilirler.
İnsan sesi 300 ile 4000 frekans arasındadır ve insanlar bu aradaki sesleri diğerlerinden daha iyi duyarlar. İşitme kaybı başladığında ilk önce yüksek frekanslarda duyma azalır işte bu sebepledir ki kişiler ince sesli bayan ve çocukların seslerini duymada zorlanırlar.
Yüksek frekanslardaki kayıp, sesin yapısını da bozabilir; bu yüzden kişiler işitse bile işittiklerini tam olarak anlamakta zorluk çekerler. İşitme kaybı olanlar çoğunlukla birbirine benzeyen sesleri ayırdetmede zorlanırlar.
Desibel Nedir ?
Sesin şiddeti desibel (dB) cinsinden ölçülür. 0 desibel insan kulağının işitebileceği en düşük ses olarak kabul edilir. 180 dB ise roketin fırlatılış anında çıkardığı ses olarak ölçülür.
Desibeller logaritmik olarak artar ve azalır. Bu şu anlama gelir. 20 dB, 10 dB’den 10 kat daha şiddetlidir. 30 dB, 10 desibelden 100 kat daha şiddetlidir.
Yaklaşık ses Örnek
seviyesi (dB)
———————————
0 İnsan kulağının duyabileceği en düşük ses
30 Fısıltı, sessiz konuşma
60 Normal konuşma, dikiş makinası, daktilo
90 Ağır vasıta trafiği, günlük maksimum insan 8 saat maruz kalmalıdır (insanların % 90*nı bununla korunabilir)
100 Elektrikli testere, asfalt delme makinası, (korunmasız olarak günde iki saat maruz kalınabilir)
115 Yüksek sesli roket veya rock konserleri (günde maksimum 15 dakika maruz kalınabilir)
140 Silah sesi, jet motoru, (korunmasız kulaklarda ağrı oluşturur. Kulak korunmadan bu sese izin verilmemelidir)
Desibeller kulağımı etkilemeden ne kadar yüksek olabilir ?
Uzmanlar 85 desibel üzerindeki sese sürekli maruz kalmanın tehlikeli olabileceğinde anlaşmışlardır.
Duyduğum sesin süresinin, işitmemi etkileme tehlikesi ile bir ilgisi var mıdır ?
Kesinlikle vardır. Yüksek şiddette sese ne kadar uzun süre maruz kalırsanız, işitmenizde o kadar fazla hasar oluşur.
Aynı zamanda ses kaynağına ne kadar yakın olursanız sesin şiddeti o kadar fazladır.
Her silah sesi, yakındaki kişilerin işitmesinde hasar meydana getirebilir. Uzun namlulu silahlar ve top daha şiddetli ses çıkardıkları için en kötüleridir. Fakat oyuncak silahlar bile eğer yakınsanız işitmenizde hasar meydana getirebilir.
Son zamanlarda gençlerde yapılan araştırmalar önemli ölçüde alarm vermektedir. Çok gürültülü diskolar ve kulaklıklarla yüksek sesli müzik dinlemek bunun sorumlusu olabilir.
Gürültü, işitmemin dışında daha fazla bir zarar verebilir mi ?
Gürültüye maruz kalındıktan sonra ortaya çıkan kulak çınlaması çoğunlukla kalıcıdır. Bazı kişilerin, yüksek ses karşısında endişe ve hassasiyeti artabilir, nabız ve kan basıncında artış olabilir veya mide asit salgısında artış görülebilir.
Yüksek gürültü ayrıca iş ortamında dikkati dağıtarak verimi düşürebilir.
İşitme koruyucular kullanmalı mıyım ?
Şayet çok gürültülü bir ortamda çalışıyorsanız, işitme koruyucuları kullanmalısınız. Ayrıca çok gürültülü bir alet veya silah kullanırken de kullanmalısınız.
İşyerinde günde sekiz saatten fazla 85dB veya yukarısında gürültüye izin verilmemelidir. Çalıştığınız yerde ortalama ses şiddeti sekiz saat süre ile 90 dB’den yüksek ise işitme koruyucuları kullanmalısınız.
İşitme koruyucuları nelerdir ve ne kadar etkilidir ?
Bu koruyucular zara ulaşan sesin şiddetini azaltmaya yararlar. İki türde karşımıza çıkarlar: kulak tıkaçları ve kulaklıklar.
Kulak tıkaçları dış kulak yoluna takılan ve sesin şiddetini önleyen tıkaçlardır. Bunların etkili olabilmesi için kulak yolunu tam tıkamaları gerekir. Çeşitli boyutlarda satılmaktadır. Kullanırken temiz olmalarına ve dış kulak yolunu tahriş etmemelerine titizlik gösterilmelidir.
Kulaklıklar bütün kulağı kapar ve bir bant ile iki kulaklık birbirine bağlıdır. Etkili olması için kulak kepçesini sıkıca kapatması gerekir.
Tam uygulanan kulak tıkaçları ve kulaklıklar sesin şiddetini 15 ile 30dB kadar azaltır. İkisi birbirine eşit etkili olsa da kulak tıkaçları düşük frekanslarda daha fazla, kulaklıklar yüksek frekanslarda daha fazla etkilidirler.
Beraber kullanıldıklarında ek olarak 10-15dB daha fazla koruma sağlarlar. Gürültü 105dB’den yüksekse beraber kullanımları önerilir.
Niçin kulaklarımı sadece pamuk ile kapatamam ?
Kulak kanalına sokulan basit pamuk ve kağıtlar sesi çok etkili önleyemezler sadece 7dB kadar şiddeti azaltırlar.
İşitme koruyucularının genel problemleri nelerdir?
Bu tür işitme koruyucusu kullanan işçilerin zorunlu korunma seviyesinin yarısından daha azı ile korundukları saptanmıştır. Bunun sebebi koruyucuların uygun ve sürekli kullanılmamalarıdır.
Sekiz saat devamlı kullanıldığında 30dB koruma getiren koruyucular mesela sadece bir saat takılmazlarsa koruyuculukları 9dB’e düşmektedir.
Bunlara ek olarak, gürültüye maruz kalma, birikim yapar. Evde veya oyunda karşılaşılan gürültü de günlük limite eklenmelidir. İşyerinde maksimum günlük doza ulaşılmışsa sonradan gürültülü bir ortamda bulunmak veya yüksek sesli müzik dinlemek güvenlik limitini geçmeye sebep olur.
İşitme koruyucular kullanırken diğer insanları veya makinelerin sesini işitebilir miyim ?
Güneş gözlükleri nasıl görüşü daha kolaylaştırırsa, işitme koruyucular da etraftaki gürültüye rağmen konuşmaların daha net anlaşılmasına yardımcı olurlar. Gürültü olmayan bir ortamda bile işitme koruyucu kullanan kişiler normal bir konuşmayı duyabilirler.
İşitme kaybı ve dil problemi olan kişilerde, işitme koruyucular önemli etki yaratmazlar ki zaten bu kişiler işitmelerinin daha fazla bozulmaması için koruyucu kullanmalıdırlar.
Bazen işitme koruyucu kullanan işçilerin makinenin bozuk ses çıkardığını duymadıkları iddia edilir, fakat işçiler bir süre sonra buna alışırlar ve ses değişikliğini farkederler.
Şayet işitmem hasar görmüşse ne olabilir ? Ne yapabilirim ?
İşitme kaybı, genellikle yıllar içerisinde gelişir. Ağrısız ve yavaş yavaş olduğu için farkına varmayabilirsiniz. Uzun süre yüksek sese maruz kalmayla ortaya çıkan çınlama sesini farkedebilirsiniz. Özellikle gürültülü ortamlarda insanların ne dediğini anlamayabilirsiniz. Bu durum yüksek frekans işitme kaybının başlangıcı olabilir ve işitme testinizin yapılması gerekir.
Bazen bu durumlara sadece bir kulak kiri veya kulak iltihabı yol açar ve kolayca tedavi edilebilir. Fakat gürültünün yol açtığı işitme kaybı da olabilir. Bu durum kalıcı olduğu için tedbirin elden bırakılmaması gerekir. İşitme kaybınızdan şüphe ettiğinizde kulak burun boğaz hekimine başvurunuz. Doktorunuz işitme probleminizi ortaya koyacak ve en iyi tedavi yöntemini önerecektir.
Ani İşitme Kaybı
Kategori: Ani İşitme Kaybı
Ani işitme kaybı birkaç saat veya gün içerisinde gelişen iç kulak kaynaklı acil bir durumdur. İç kulağı ilgilendiren yapılar salyangoz, yarım daire kanalları ve işitme siniridir. Hafif olabileceği gibi tam sağırlık da görülebilir. Genellikle tek taraflıdır. Ne kadar şiddetli meydana gelmişse geri dönüşü de o ölçüde zor olabilir.
Nedenleri :
Neden olarak virüsler, damarsal olaylar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve iç kulak zarının yırtılması olarak sıralanabilir. Kabakulak, kızamık gibi virüs enfeksiyonları iç kulağı tutarak ani işitme kaybı yapabilirler. İç kulaktaki sıvı basıncının artışı da zar yırtılmasına neden olarak sağırlık yapar. Sıvı basıncını artıran nedenler kafaya ya da kulağa alınan darbeler basınç değişiklikleri ve yüksek volümlü sese maruz kalmak olabilir. Damarsal teoride iç kulağı besleyen damarların daralması ya da herhangi bir nedenle tıkanması önemli bir rol oynar. Hastalar bazen aniden bazen de birkaç saat ya da gün içerisinde işitme kaybının oluştuğunu fark ederler. Vakit geçirmeden tüm işitme testleri yapılmalıdır.
Ani işitme kaybında tedaviye ne kadar erken başlanırsa, başarı şansı o oranda yükselir. İlaç tedavisinin yanında hiperbarik oksijen tedavisi yararlı olabilir. Bazı hastalarda erken dönemde cerrahi müdahale gerekebilir. Takip eden doktorun karar vermesi gereken bir durumdur.
Yüzücü Kulağı Kulak Kaşıntısı ve Mantar Enfeksiyonu
Kategori: Yüzücü Kulağı
‘Yüzücü Kulağı’ Ne Demektir ?
Dış kulak yolu iltihaplarından birine verilen isimdir. Kulağın mantar enfeksiyonu da denir. Bazen mantarlar tarafından oluşturulsa da özellikle ağrılı vak’alarda doğada sık rastlanan bir bakteri tarafından oluşturulur.
Nasıl Korunursunuz ?
Su kulağınıza girdiğinde beraberinde mantar ve bakterileri de getirebilir . Çoğunlukla su geri gelir , kulak kurur ve bakteri ile mantarlar problem oluşturmazlar. Fakat su bazen dış kulak yolunda hapsolur ve buradaki cildi yumuşattır. Nemli ortamda bakteri ve mantarlar ürer, beslenir ve kulağı iltihaplandırabilirler.
Başlangıçta kulaklarda tıkanıklık hissedilir ve kaşıntı olabilir. Kısa zamanda dış kulak yolu şişer, tıkanır ve bazen süt gibi bir akıntı olur çok ağrı yapmaya başlar. Kulak kepçesi ve önü çok hassaslaşır . İltihap bu duruma geldiğinde hekim tedavisi gerekir. Bu , boyun bezleri şişerse de geçerlidir.
Kulağınızda su hapsolduğunu hissettiğinizde koruyucu antiseptik damlalardan kullanarak bütün bu olaylar zincirini önleyebilirsiniz.
Şayet kulak hekiminizi kulak zarının normal ve güvenli olduğunu söylerse, yüzme sonrası kulak damlalarınızı kullanabilirsiniz. Basit alkol damla kullanmak önerilebilir. Alkol, suyu emer, dış kulak yolunun kurumasına yardımcı olur. Ve aynı zamanda yüzücü kulağında oluşabilecek bakteri ve mantarları öldürebilir. Asetik asit ihtiva eden beyaz sirke de kullanılabilir. Eczaneden alkol veya sirkeyi muhafaza edecek damlalık alabilir ve çantanızda taşıyabilirisiniz.
Yüzücü Kulağı’ndan Korunmak
Şayet yüzme, duş veya banyo sonrası kulağınızda suyun hapsolduğunu veyahut kulağınızın nemli kaldığını hissedersiniz , bu kulağınız yukarıda kalacak şekilde başınızı eğiniz ve kulak kepçenizi yukarı ve geriye doğru çekerek damlalarınızı damlatınız.
Damlaların her yere ulaşmasını sağlamak için kulağınızı hafif ovalayınız , daha sonra kulağın kuruması için kulağınızı aşağı yönde çeviriniz.
Şayet kulak probleminiz tekrarlayan bir eğilimi gösteriyorsa , kulak , burun , boğaz hekiminiz yüzmeden önce kulaklarınızı nasıl koruyacağınızı anlatacaktır.
DİKKAT !
Şayet kulağınız halen iltihaplı , kulak zarınız delinmiş veya önceden delik ise , hasar görmüşse veyahut kulak operasyonu geçirmişseniz, yüzmeden ve kulak damlası kullanmadan önce kulak, burun,boğaz hekimine danışmanız lazımdır.
Kulaklar Neden Kaşınır ?
Kaşınan her türlü kulak kişiyi çok rahatsız eder. Ani oluşan kaşıntılara sıklıkla mantar enfeksiyonu sebep olur , daha uzun süreli durumlarda sıklıkla kronik dermatit denilen deri inflamasyonu kaşıntının sebebidir. Başta oluşan kepek gibi dış kulak yolunda da kuru , ince ve bol miktarda kepek oluşabilir , buna ‘seboreik dermatit’ adı verilir. Bazı kişiler, yiyecekle-rinde değişiklik yaparak (yağlı yiyecekler, karbonhidratlar , çikolata gibi yiyeceklerden uzak durarak ) bu durumun önüne geçebilirler. Hekimler kulaklar kaşındığında genellikle yağlı veya kortizonlu damlalar önerirler. Uzun süreli tedavisi olmasa da kontrol altında tutulabilirler. Nadir olarak kulak kaşıntısı alerjik de olabilir ve bu durumun tedavisi farklıdır.
Kaşıntılı , kepekli kulaklar veya kulak akıntısının biriktiği kulaklar ‘yüzücü kulağı’nın gelişmesine yatkındırlar. Bu kişiler özellikle kulakları ıslak kaldığında koruyucu kulak damlaları kullanmaları konusunda bilinçli olmalıdırlar. Yüzme mevsimi başlamadan önce kulaklarının temizletmeleri de çok yardımcı olur.
Tatarcık, Sinek ve Yabancı Cisimler ?
Kulak içersine giren birçok böcek vardır, Tatarcık, güve , hamam böceği bunların başında gelir.Tatarcıklar kulak akıntısı içersinde hapsolur ve uçmazlar. Daha büyük böcekler kulak içersinde dönemezler ve geri çıkamazlar. Bu yüzden sürekli hareket ederek kişide kulak ağrısına , sese ve korkuya sebep olurlar.
Tatarcıklar ılık su ile yıkanarak kolayca çıkartılabilirler (yıkandıktan sonra hem kulağın kuruması hem de antiseptik amaçla alkol damlatmayı unutmayınız) . Büyük böcekler için ilk yapılacak şey kulağın mineral yağ ile dondurulmasıdır, yağ böceğin nefes deliklerini tıkayarak ölmesine sebep olur. Bu durum 5 ila 10 dakika da gerçekleşir. Bundan sonra böceğin çıkartılması için hekime başvurmanız gerekir.
Boncuklar, kalem uçları, silgiler, plastik oyuncak parçaları, kuru fasulyeler çocukların kulaklarına soktukları sık yabancı cisimlerdendir. Bunların çıkartılması çok hassas bir iştir ve mutlaka bir kulak burun boğaz hekimince yapılmalıdır.
Sürekli (Kronik) Orta Kulak İltihabı
Kategori: Orta Kulak İltihabı, Vitrin
Kulak, dış, orta ve iç olmak üzere üç bölümden oluşur. Orta kulak, kulak zarı ve kulak kemikçiklerini içerir. Kulak zarını veya kemikçikleri etkileyen herhangi bir hastalık, sesin dış kulaktan iç kulağa iletilmesine engel çıkartarak iletim tipi işitme kaybına yol açar. Böyle bir hastalık, kulak zarındaki bir delikten, kulak kemikçiklerinin bir veya daha fazlasının tahribinden, kemik zincirinin bozulmasına kadar değişik çerçevede olabilir.
Orta kulakta bir iltihap oluştuğu zaman, kulak zarı delinerek iltihap dışarı akabilir. Bu delik, sıklıkla kendi kendine iyileşip kapanır. Şayet iyileşemezse, çoğunlukla kulak çınlaması ve aralıklı veya sürekli akıntının görüldüğü işitme kaybı oluşur.
Kulak Bakımı
Kulak zarınız delikse kulağınızın içine su kaçırmamalısınız. Banyo yaparken veya başınızı yıkarken kulağınıza vazelinle sıvanmış bir pamuk parçası koymanız gerekir. Yüzerken, vazelinli pamuğun üzerine sıkı sıkı yüzme beresi geçirmenizde fayda vardır. Ayrıca market ve eczanelerde değişik boyutlarda kulak tıkaçları da satılmaktadır.
Burnunuzu kuvvetli sümkürmekten kaçınmalısınız. Bu olay, geniz ile orta kulak arasında bulunan “östaki borusu” vasıtası ile burun ve genizdeki mikropların, orta kulağa ulaşmalarına sebep olur. Burun akıntısı içe çekilmeli, tükürülmelidir. Burnunuzu sümkürmeniz çok gerekiyorsa, bunu diğer burun deliğinizi kapatmadan yapmanız tavsiye edilir.
Kulak akıntısı olduğu müddetçe, kulak, mümkün olduğunca içerisine fazla bir şey sokulmadan temizlenmelidir. Kulak akıntısı varsa veya başlamışsa ilaç kullanılmalıdır. Kulak yoluna, akıntının varlığını tespit etmek amacı ile pamuk konabilir fakat bu, akıntının önünü sürekli tıkamamalıdır.
İlaç Tedavisi
İlaç tedavisi çoğunlukla kulak akıntısını durduracaktır. Tedavi, kulağın aralıklı olarak temizlenmesini, damla veya toz kullanılmasını gerektirir. Belli kişilerde ağızdan antibiyotik kullanılması gerekir.
Cerrahi Tedavi
Yıllarca, kronik orta kulak cerrahisinin esas amacı, iltihabı kontrol altına almak ve geliştirebileceği zararlı etkilerini önlemek amacı taşımıştır. Son zamanlarda işitmenin de yeniden kazanılması için yöntemler geliştirilmiştir.
Kulak zarını yamamak veya yeniden yapmak için birçok doku kullanılabilmektedir. Bu dokular, “kulak kanalının derisi, kulak üzerindeki kası kaplayan zar, kıkırdak” gibidir. Hasar görmüş bir kulak kemikçiği, yeniden yerleştirilebileceği gibi, yapma bir kemik de kullanılabilir. Bazen erimiş bir kulak kemikçiği yerine, kıkırdak da kullanılabilir.
Kulak Zarı Tamiri (Miringoplasti)
Çoğu orta kulak iltihabı kendi kendine iyileşir, bazıları da geride delik bir kulak zarı bırakır.
Kulak zarı tamiri orta kulağı korur ve bazen işitmenin de düzelmesini sağlar. Bu operasyon orta kulak kemikçiklerinde bir hasar olmadığı ve iltihabın kurumuş olduğu kişilerde yapılabilir. Operasyon, dış kulak yolundan veya kulak kepçesinin arkasından yapılır. Yukarıda belirtilen dokular, kulak zarı oluşturmak veya yama yapmak için kullanılır.
Kişi, yedi ile on gün içerisinde işine dönebilir. Tam iyileşme, yaklaşık altı hafta içerisinde olur ve ancak bu sırada operasyonun işitmeyi nasıl etkilediği anlaşılır.
Orta Kulak Tamiri (Timpanoplasti)
Orta kulak iltihabı, kulak zarıyla beraber orta kulak kemikçiklerinde de hasar meydana getirebilir. Timpanoplasti, hem kulak zarının hem de bu kemikçik zincirinin tamirine verilen isimdir. Bu operasyon, kulak zarının onarılmasını ve çoğu zaman işitmenin de daha iyi olmasını sağlar.
Operasyon, kulak kepçesi arkasından veya dış kulak yolundan yapılır. Orta kulak kemikçik zinciri, kemikçiklere yeniden şekil verilerek veya diğer dokularla onarılır, aynı zamanda zar tamiri de yapılır.
Bazı kişilerde, hem kemikçik zinciri hem de zarı aynı anda tamir etmek mümkün olmaz. Bu durumda önce kulak zarı onarılır, dört ay veya daha uzun bir süre sonra da kemikçik tamiri yapılır. Buna “aşamalı operasyon” adı verilir.
Operasyon, genel anestezi altında gerçekleştirilir. Kişi, operasyondan sonra yedi ile on gün içerisinde işine dönebilir. İyileşme, yaklaşık altı haftada tam olur. İşitmedeki iyileşme birkaç ay hissedilmeyebilir.
Kulak Arkası Kemik (Mastoidektomi) ve Orta Kulak Tamiri (Timpanoplasti)
İltihap, bazı kişilerde, dış kulak yolundaki dokunun delik kulak zarından içeri girerek orta kulak ve kulak arkası kemiklerin içine yayılmasına sebep olur. Bu gerçekleşirse, deri ile kaplı, “kolesteatom” denilen bir kitle oluşur. Bu kitle, yıllar boyunca giderek genişler ve çevre kemik dokuları tahrip eder. “Kolesteatom” mevcutsa, kulak akıntısı daha sürekli ve sık, kötü kokulu bir hâl alır. Birçok hastada, sürekli olan akıntının sebebi, kulağı çevreleyen kemik dokunun kronik iltihabıdır.
Kolesteatom veya kemik dokuda bir iltihap oluşmuşsa, bu hastalığın artık ilaçla tedavisi şansı çok düşüktür. Damla veya ağızdan alınan anitibiyotikler, sadece geçici bir süre için iyileşme sağlarlar. Tedavi kesildikten sonra, tekrarlama sıktır.
Kolesteatom veya kronik kulak iltihabı, rahatsızlık veren akıntı ve işitme kaybı dışında bir şikayet yaratmadan, yıllarca öylece kalabilir. Fakat, lokal ilerleme ve basınç yaparak etrafındaki dokuya yayılması daha sıktır. Böyle olursa, hasta, sıklıkla kulakta dolgunluk ve künt bir ağrı hisseder. Şiddetli başdönmesi, yüz sinirinde zayıflık veya yüz felci gelişebilir. Bu şikayetlerden herhangi biri gelişirse, hasta, mutlaka cerrahi tedaviye alınmalıdır. Cerrahi, iltihabın ortadan kaldırılması ve gelişebilecek ciddi komplikasyonların önlenmesi için gerekli olur.
Kolesteatom, kulak kemiğinde önemli derecede hasar meydana getirmişse, cerrahi olarak bunu temizlemek zor olabilir. Operasyon, kulak arkasından bir kesi ile yapılır. Ana amaç, iltihabı ortadan kaldırmak ve kuru, emin bir kulak elde etmektir.
Kolesteatomlu hastaların yaklaşık üçte birinde, tek operasyonda hem iltihabı ortadan kaldırıp hem de işitmeyi onarmak mümkün değildir. İlk operasyonda iltihap ortadan kaldırılıp, kulak zarı tamiri gerçekleştirilebilir. Hasta, genellikle iki hafta sonra işine dönebilir.
İşitmeyi onarmak için ikinci operasyon altı ile yirmidört ay sonra yapılabilir.
Orta Kulak Tamiri (Timpanoplasti) ve Kulak Arkası Kemik (Mastoidektomi) Operasyonu Tekrarı
Bu operasyonun amacı, radikal kulak operasyonu sonucu oluşan boşluğun akıntısından kurtulmak, boşluğu doldurmak ve işitmeyi iyileştirmektir.
Operasyon, kulak arkasından gerçekleştirilir. Kulak arkasındaki yağ veya kas, mastoid boşluğunu doldurmak için kullanılabilir. Mümkün olursa, kulak kemikçikleri, yapay kemikçikler veya kıkırdak, işitme mekanizmasını onarmak için kullanılabilir, fakat işitmede iyileşmeyi sağlamak için genellikle başka bir operasyon gerekir.
Operasyon, genel anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta, operasyondan iki hafta sonra işine dönebilir. İşitmedeki iyileşme birkaç ay hissedilemeyebilir.
Radikal Mastoid Operasyonu
Bu operasyonun amacı, işitmeyi dikkate almadan, kulak iltihabının ortadan kaldırılmasıdır. Operasyon, çok inatçı kulak iltihabı olan hastalarda yapılır. Başlangıçta, orta kulak tamiri için uygun görülen hastalarda, nadiren de olsa radikal kulak operasyonu gerekli olabilir. Bu karar, operasyon esnasında verilmelidir. Kulak arkasından alınan bir kas nakli de, iyileşmenin daha düzgün olması için gerekli olabilir. Operasyon, genel anestezi altında gerçekleştirilir Hasta, genellikle iki hafta sonra işine dönebilir.
Mastoid Obliterasyon (Doldurma) Operasyonu
Bu operasyonun amacı, mastoid içerisindeki iltihabın kurutulması ve daha önce oluşturulmuş olan boşluğun doldurulmasıdır. İşitmedeki iyileşme dikkate alınmaz.
Operasyon, kulak arkasından bir kesi ile gerçekleştirilir. Mastoid boşluğu doldurmak için, kulak arkasından alınan kas veya yağ kullanılır. Operasyon, genel anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta, işine iki hafta sonra dönebilir.
Sizin Kulağınızdaki Bulgular
Kulağınızdaki bulgular, muayene ve tetkiklerden sonra hekiminiz tarafından size açıklanacaktır.
Bunun sonucu nasıl bir operasyon gerektiğine birlikte karar verilecektir.
Genel Yorumlar
Şayet cerrahi başarısız olursa, işitme çoğunlukla operasyondan önceki seviyesinde kalır. Opere edilen hastaların yüzde üçünde, işitmenin daha da azalma ihtimali vardır. Operasyonu takiben, nadiren, bir süre, kulak akıntısı, başta uğultu, tat bozukluğu veya sersemlik hali olabilir. Hastaların yüzde birinden daha azında, yüzde zayıflık gelişebilir. Bu çoğunlukla geçici bir komplikasyondur.
Şayet şu an operasyon yapılmazsa, yıllık kontrollerinizi yaptırmanız, özellikle kulak akıntısında hemen muayeneye gelmeniz önerilir. Şayet kulak içerisinde veya etrafında künt bir ağrı, akıntıda artma, baş dönmesi, yüzde uyuşma-kayma hali gelişirse, hemen doktorunuza başvurmalısınız.
Sersemlik Hali ve Baş Dönmesi
Kategori: Sersemlik Hali ve Baş Dönmesi
Sersemlik Hali Nedir ?
Bazı kişiler, denge sorunlarını ‘kendilerini sersem hissetme, ayakta duramama, terelelli’ gibi kelimelerle ifade ederler. Dönme veya ivmelenme hissi olmadan, kendini dengesiz, güvensiz hissetme, bazen iç kulak probleminden kaynaklanır.
Baş Dönmesi Nedir ?
Kişiler, kendilerinin veya çevrelerinin döndüğünü söylerler. Baş dönmesi , sıklıkla bir iç kulak probleminden kaynaklanır.
Denge Anatomisi
Baş dönmesi ve sersemlik hissi, denge sistemleri ile ilgilidir. Bu sistemle kişi, vücudunun hangi yönde olduğunun nereye dönük olduğunun, ne tarafa doğru hareket ettiğinin veya döndüğünün bilincinde olur.
1) İç kulaklar ( labirent ) hareketin yönünü belirler, dönme , ön-arka, yan-yan, yukarı aşağı gibi
2) Gözler , vücudun boşlukta nerede olduğunu (ayakta , ters dönmüş gibi ) ve hareketin yönünü görür.
3) Doku alıcıları, eklem ve omurga gibi organlarda bulunur, vücudun hangi bölgesinin yere değdiğini algılar.
4) Kas ve eklem his alıcıları, vücudun hangi kısımlarının hareket ettiğini algılar.
5) Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) diğer dört sistemden gelen bütün bulguları değerlendirerek, aradaki ilişkiyi sağlar.
Merkezi sinir sistemi, bu dört sistemden karışık veriler aldığı zaman kişi sersemlik veya baş dönmesi hisseder.
Fırtına esnasında uçakta bulunduğunuzu ve uçağınızın hava boşluğuna girdiğini farzedin. Siz, sadece uçağın içini gördüğünüz için, uçak dışındaki bu fırtınayı göremezsiniz. Bu durum, beyin algılarınızın karışmasına yol açar ve sizde ‘uçak tutması’ görülebilir.
Aynı şekilde yolda giden bir arabanın arka koltuğunda oturduğunuzu ve kitap okuduğunuzu farzedin . İç kulağınız ve his algılayıcılarınız bunu algıladığı halde gözleriniz sadece kitabı görmekte olduğundan, sizde de ‘araba tutması’ görülebilir.
Gerçek bir hastalık örneğini verelim. Bir kafa travması veya kulak iltihabından dolayı, tek taraflı iç kulağınızın etkilendiğini farzedin. Etkilenen iç kulak , diğer kulak gibi mesajları sağlıklı olarak beyine iletemez. Bu durumda beyninizin, deyim yerindeyse ‘aklı karışır’ ve baş dönmesi , bunaltı hissedebilirsiniz
Hangi Tıbbı Rahatsızlıklar Başta Sersemlik Hissi Yaratır ?
1) Kan dolaşımı: Dolaşım bozuklukları, sersemlik yaratan rahatsızlıkların başında gelir. Beyninize yeteri derecede kan gelmezse kendinizi sersem gibi hissedersiniz. Hemen hemen herkes, otururken veya yatarken ani şekilde ayağa kalktığında bunu hissetmiştir. Fakat bazı kimseler, sürekli olan rahatsızlıklarının yol açtığı dolaşım bozukluğuna sahiptirler. Yüksek kan basıncı, şeker hastalığı veya yüksek kan kolesterol düzeyi olan kişilerde, damar sertliği sık olarak görülür. Kalp yetmezliği veya kan düşüklüğü olan kişilerde de bazen görülebilir.
2) Travma: İç kulak etkileyen kafatası kırığı, belirgin ve dayanılması zor baş dönmesi ile işitme kaybı oluşturur. Sersemlik haftalar sürer; zamanla sağlam taraf , iç kulak görevlerinin hepsini üstlenirken şikayetler hafifler.
3) İltihap : Basit nezle ve gribe yol açan virüsler, iç kulağı ve beyine giden sinirleri etkileyebilir. Bu baş dönmesine yol açar, fakat işitme çoğunlukla normal kalır. Mamafih orta kulak iltihabına yol açan bakteri, iç kulağı tutarsa , hem de baş dönmesine yol açar. Sersemlik hissinin şiddet ve süresi kafatası kırıklarında olduğu gibidir.
4) Alerji : Alerjik oldukları yiyecek veya toz, mantar, çiçek poleni gibi maddelerle karşılaşan bazı kişilerde , sersemlik hali veya baş dönmesi olabilir.
5) Nörolojik hastalar : Multipl skleroz, frengi, tümör gibi sinirleri etkileyen hastalıklar, denge bozukluklarına yol açabilirler. Nadir görülmelerine rağmen doktorunuz sizi muayene ederken bunları da düşünür.
Sersemlik hissi için hekim ne yapabilir ?
Hekim, sizin sersemlik hissinden ne kasdettiğinizi ne kadar zamandır olduğunu size ne gibi bir problem yarattığını, ne kadar sürdüğünü, bulantı veya kusma ile birlikte olup olmadığını soracaktır. Bu hissi başlatan ortamlar sorulabilir. Genel sağlığınız kullandığınız ilaçlar, kafa travmaları son zamanlarda geçirdiğiniz iltihaplar ve kulağınız ile sinir sisteminiz hakkındaki diğer sorular size sorulacaktır.
Hekiminiz kulak burun ve boğazınızı muayene edecek, sinir ve denge fonksiyonları ile ilgili testler yapacaktır. Bazı vak’alarada hekiminiz kafa filmleri, bilgisayarlı manyetik rezonanslı filmler, kulağa sıcak ve soğuk havanın verildiği denge testleri isteyebilir. Yine gerek görülen vak’alarda, kan testleri ve kalp muayenesi yapılabilir.
Bütün hastalarda, bu testlerin hepsine ihtiyaç göstermez. Kişinin bulgularına göre, buna hekim karar verir. Aynı şekilde hekiminizin tedavisi, teşhis edilen hastalığa dayanacaktır.
Sersemlik Hissini Nasıl Azaltabilirsiniz ?
1) Yatarken birden ayağa kalkmak gibi ani hareketlerden kaçının .
2) Aşırı baş hareketlerinden kaçının
3) Nikotin ( sigara, puro…..) , kafein ve tuz gibi, kan dolaşımını engelleyen maddelerden kaçının veya azaltın. Alkol kullanmayın
4) Sersemlik hissiniz başlatan , stres, gerginlik gibi durumlardan ve alerjik olduğunuz maddelerden mümkün olduğunca uzak durun.
5) Sersemlik haliniz varken, arabada veya makine kullanmak, merdiven tırmanmak gibi tehlikeli olabilecek işlerden kaçının
Yapılabilecek Egzersizler:
Yatakta uygulanabilecek egzersizler:
Göz hareketleri : Başlangıçta yavaş yavaş başlanmalı, sonra hız arttırılmalıdır.
* Gözlerinizi, yukarı aşağı hareket ettiriniz.
* Gözlerinizi, bir yandan öteki yana hareket ettiriniz.
* Gözünüzün karşısında tutuğunuz parmağınızı yüzünüze yaklaştırıp uzaklaştırırken (30-90cm arasında) gözlerinizi bu parmak ucunda odaklaştırınız.
Baş hareketleri: Başlangıçta yavaş yavaş ve gözler açık olarak başlanmalı , daha sonra hız giderek arttırılmalı ve en son olarak da gözler kapalıyken yapılmalıdır.
* Başınızı öne ve arkaya eğiniz
* Başınızı bir yandan öteki yana ceviriniz.
Oturur durumda uygulanabilecekler egzersizler:
* Omuzlarınızı silkeleyiniz ve omuz başlarınıza daireler çizdiriniz.
* Yere doğru eğilerek yerdeki bir cismi yakalamaya çalışınız.
Ayakta dururken yapılabilecek egzersizler:
* Gözler açık ve kapalıyken , oturup kalkınız.
* Göz hizasında ufak bir topu elden ele atarak yakalamaya çalışınız.
* Yere çömelip, doğrulunuz. Daha sonra, kendi çevrenizde tam bir tur atınız.
Hareket halindeyken yapılabilecek egzersizler :
* Önce gözler açıkken, daha sonra kapalıyken oda içinde dolaşınız.
* Önce gözler açıkken daha sonra kapalıyken bir yokuş inip çıkınız.
* Eğilme ve gerilere hedef alma hareketlerini içeren basketbol veya bowling gibi herhangi bir oyunu oynayınız.
Orta Kulak Havalandırma ve Tüp Uygulaması
Kategori: Orta Kulak Havalandırması ve Tüp
Kulak, üç bölümüne ayrılmıştır. Dış kulak , kulak kepçesinden kulak zarına kadar olan kısımdır. Orta kulak, kulak zarının arkasında, iç kulak ise daha içeri bölümdedir. Kulak iltihapları, kulağın bütün bölümlerinde olabilirse de en sık orta kulakta görülürler. Kulak iltihapları bakteri veya virüsler tarafından oluşturulurlar.
Çocuklar ve kulak iltihapları :
Östaki borusu, orta kulak ile geniz arasında, orta kulağın havalanmasına yardımcı olan çok ince bir borudur. Çocuklarda bu boru , tam olarak gelişme-miştir, bundan dolayı görevini tam olarak yapamaz. Bu zayıf fonksiyonu, çocukların orta kulak iltihabına yakalanmasını kolaylaştırır. Bunun yanında , çocuklarda, genizde bulunan ‘geniz eti’ bazen büyüyerek östaki borusunun ağzını tıkayabilir.
Kulak iltihaplarının tedavisi
Çoğu kulak iltihapları, antibiyotikler ile geçer.Ancak bazen kulak zarının arkasında yani orta kulak boşluğunda kalıcı sıvı olursa veya ilaçlar hastalığının tekrarını önlemezse, ope-rasyon gerekebilir.
Kulak iltihapları için operasyon
“Timpanotomi” kulak zarının mikroskop altında incelendiği operasyondur. Kulak zarına, orta kulakta toplanmış sıvının boşaltılması için küçük bir çizik yapılır. Sıvı boşaltıldıktan sonra, tıkalı östaki borusunu, görevini yapamadığı için, zara çok ufak bir havalandırma tüpü takılır. Bu işlem, östaki borusunun , tekrarlayan iltihaplar olmadan büyümesini ve gelişmesini sağlar.
Operasyon günü
Operasyon öncesi : Operasyon odasında neler yapılacağı çocuğa anlatılarak endişesi azaltılır.
Anestezi : Anestezi (narkoz) , hastaların ağrı duymadan ameliyat olmasını sağlayan bir bilim dalıdır. Anesteziden korkmayınız.
Operasyon sonrası : Operasyondan sonra kişi, belirlenen süre içersinde odasında kalır. Operasyonun ve hastanın genel durumuna göre, aynı gün veya sonraki günler hasta taburcu edilebilir.
Operasyondan sonra ilk iki hafta
Ağrı : Kulak zarına havalandırma tüpü takılması sonucu ağrı oluşması, çok nadirdir. Ağrı olduğunda , önerilen ağrı kesiciyi alınız. Aspirin veya onu ihtiva eden diğer ilaçlardan kullanmayınız, çünkü kanamaya yol açabilirler. Bu süre içersinde, hekiminiz çocuğunuzu kontrol edecektir.
Diyet : Anesteziden sonra midede hafif bir hassasiyet oluşabilir. Operasyondan sonraki ilk 24 saat içerisinde, sulu ve yumuşak gıdalar rahatlık sağlar.
Sersemlik : Nadiren hafif bir sersemlik olabilir. Baş dönmesine kadar varan sersemlik ha-linde , doktorunuza haber veriniz.
Akıntı : Genellikle olmasa da kulaktan az miktarda kanlı bir akıntı gelebilir.
Fizik hareketi : Çocuklar, günlük hareketlerine çok çabuk dönebilirler.
Tüplerin çıkartılması : Tüpler, çoğunlukla 6 ile 12 ay içersinde kendiliklerinden düşerler. Bu süre içersinde, östaki borusu görevini yapacak kadar gelişir. Kulak iltihapları tekrarlamaya başlarsa , tüpler yeniden takılabilir.
Tüplerin bakımı : Tüpler içersindeki yüzey basıncı yüksek olduğu için, normal banyo veya yüzme sırasında , tüplerin içersinden sıvı geçemez . Fakat derine dalınıyorsa veya su içersinde çok kalınıyor, bu sürede yutkunuluyorsa, kulağın tıkaç veya vazelinli pamukla tıkanması gerekir.
Düzelme süreci : Operasyonun etkisinden tam olarak kurtulmak, yaklaşık 2-3 gün sürer. Bazı günler , diğerlerinden daha rahat geçebilir. Genel olarak her geçen gün daha iyi hissedilir.
Meniere Hastalığı
Kategori: Meniere Hastalığı
Meniere Hastalığı Nedir ?
İç kulağın bir hastalığıdır. Sebebi tam olarak bilinmese de iç kulakta bir bölmedeki sıvının yüksek basınca ulaşmasında oluştuğu düşünülmektedir. İç kulaktan kaynaklanan baş dönmesinin en sık sebeplerinden birisidir. Çoğu vak!ada tek kulak etkilenir fakat % 15 vak’ada iki kulak da etkilenmiş olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalık tipik olarak 20 ile 50 yaşları arasında başlar. Erkek ve kadında eşit oranda görülür.
Ne Tür Rahatsızlıklar Verir ?
- Aralıklı baş dönmesi (bir şeyin etrafında çevriliyormuş gibi)
- İşitme kaybı
- Kulak çınlaması ( kulakta gürültü , vızıltı veya zil sesi)
- Etkilenen kulakta dolgunluk hissetmek
Meniere hastalığının en kötü rahatsızlığı baş dönmesidir. Bir hareket olmadığı halde hareket varmış gibi algılanır. Baş dönmesi sıklıkla iç kulak rahatsızlığından ortaya çıksa da merkezi sinir sistemi bozukluklarından da kaynaklanabilir.
Meniere ‘deki baş dönmesi ataklar halinde olur ve dengesizlik hissi, bulantı ile kusma buna eşlik eder. Baş dönmesi 20 dakikadan 2 saate kadar sürebilir hatta bazen daha uzun olabilir. Ataklar esnasında kişi günlük işlerini yapamayacak duruma gelir. Sonrasında uyku bastırır ve sersemlik hissi günlerce sürebilir.
Hastalığın başlangıcında, özellikle pes tonları tutan bir işitme kaybı olabilir fakat genellikle zaman içersinde bütün tonları tutan işitme kaybı gelişir. Yüksek tondaki sesler kişiye rahatsızlık verir ve normal olarak algılanmayabilir.
Meniere hastalığındaki “çınlama” ve “kulakta dolgunluk hissi” değişkendir, işitme kaybı ile birlikte olabilir, devamlı olabilir veya ataklar sırasında, öncesinde ortaya çıkabilir.
Bu hastalığın verdiği rahatsızlık çok az olabileceği gibi, kişinin günlük işlerini yapmasına izin vermeyecek kadar özellikle şiddetli baş dönmeleri şeklinde de olabilir.
Nasıl Teşhis konur ?
Frengi, kabakulak veya geçmişte geçirmiş olduğunuz hastalıklar, göz iltihabı, alerji veya geçmişte kulak operasyonu geçirip geçirmediğiniz sorulabilir. Genel sağlık, şeker hastalığı, kan kolesterol düzeyi, tiroid bezi, sinir sistemi ve duygu durumları ile ilgili sorular sorulacaktır.Bu durumları araştırmak için testler istenebilir. Ataklar olmadığı zaman kulak,baş ve boyun muayeneniz normaldir.
İşitme testinizde, etkilenen kulakta tipik olarak “sinir tipi işitme kaybı” ortaya çıkar.Bu kulakta işitilenlerin anlaşılma yüzdesi azalmıştır.Denge testleriniz yapılabilir.Hastaların yaklaşık % 50’ sinde etkilenen kulaktaki denge fonksiyonu azalmıştır.
İç kulak basınç testleri, işitme yollarının testleri, bilgisayarlı tomografiniz veya manyetik rezonans filmleriniz işitme ve denge yollarında bir tümör olup olmadığının araştırılması için istenebilir.bu tür tümörler nadirdir fakat meniere hastalığındaki gibi şikayetlere sebep olabilirler.
Hekiminiz Ne Tür Tedavi Uygular ?
Diyet ve İlaç : Bazı hastalarda tuzsuz diyet ve idrar söktürücü ilaçlar atakların sıklığını azaltabilirler. İdrar söktürücülerden tam randıman alabilmek için, ilacınızı düzenli almanız ve tuz kısıtlaması yapmanız önemlidir.
Baş dönmesi için kullanılan ilaçlar geçici bir rahatlık sağlayabilirler. Bazen ‘bulantı ‘ için kullanılan ilaç verilebilir.
Bunaltı ve baş dönmesi için kullanılan ilaçlar uyku hali verebilirler.
Yaşam Biçimi: Kafein, alkol ve sigaradan kaçınınız. Düzenli uyku ve yemek alışkanlığı edininiz. Aşırı yorgunluktan kaçınarak hareketli bir yaşam tarzı edininiz.’Stres’ baş dönmesini ve çınlamayı artırabilir. Stresten kaçınmak ve psikoterapi önerilebilir.
Tedbirler : Uyarınız olmadan baş dönmeniz oluyorsa, araba kullanmayınız. Merdiven çıkma, yüzme gibi durumlarda tedbirli olunuz.
Ne Zaman Operasyon Önerilir ?
1-İç kulaktaki belli bir bölgenin açılması ile basıncın düşürülmesi operasyonu çoğunlukla işitmeyi engellemeyen bir operasyon türüdür.Baş dönmesi atakları vak’a ların yarısı ile üçte ikisinde kontrol altına alınır fakat her vak’a da kontrol edilmeyebilir. Bu işlemden sonraki kendine gelme süresi diğer işlemlere göre daha kısadır.
2-Denge siniri iç kulağı terk ettiği yerde kesilebilir. Bu operasyonda baş dönmesi atakları çoğunlukla önlenebilir ve işitme korunur.
3-Etkilenen kulakta hem işitme hem de denge sinirleri harap edilebilir. Bu operasyon kişide zaten hastalıktan dolayı işitme azalmışsa yapılır. Baş dönmesi ataklarının kontrolünde en yüksek başarı oranını verir.
Şayet operasyon gerekiyorsa bunun riskleri ve faydaları kişi ile iyice konuşulur. Meniere hastalığın da tedavi olmasa bile baş dönmesi atakları hemen hemen bütün vak!alarda kontrol altında alınabilir.
Kulaklar, Yükseklik ve Uçak Yolculuğu
Kategori: Yükseklik ve Uçak Yolculuğu
Uçak yolculuğu sırasında niçin kulaklarınızda ‘pop’ diye bir basınç hissettiğiniz hiç merak ettiniz mi ? Veya niçin basınç hissetmediğiniz zaman kulak ağrınızı olduğunu düşündünüz mü? Uçaklar inişe gectiğinde çocukların niçin çok rahatsız olup ağladığını hiç merak ettiniz mi?
Uçak yolculuğu sırasında karşılaşılan en sık tıbbi problem kulak problemleridir. Çoğunlukla basit rahatsızlıklar olur, nadiren geçici ağrı ve işitme kaybı oluşur. Bu broşür uçak yolculuğunuz esnasında karşılaştığınız hafif kulak problemleriniz ve nasıl korunacağınızı anlamanız için hazırlanmıştır.
Kulağın Yapısı :
Kulak genel olarak üç bölüme ayrılır .
Dış Kulak : Başın yan tarafında görülen kulak kepçesi ile içeriye kulak zarına kadar devam eden dış kulak yolundan oluşur.
Orta Kulak : Kulak zarı ile iç kulak arasında kalan ufak boşluktur. Bu arada üç adet kemikçik ( Çekiç , örs , üzengi ) , kulak kemiğinin hava boşlukları bulunur.
İç Kulak : Kulak kemiğinin iç kısmında bulunan ve işitme ile denge sinir uçlarını ihtiva eden bölümüdür.
Hava yolculuğu sırasında probleme yol açan orta kulak bölümüdür. Ufak bir hava boşluğu olduğu için, basınç değişikliklerinden etkilenir.
Normal olarak her yutkunduğunuzda (veya ikinci üçüncü yutkunduğunuzda) kulaklarınızda ufak bir çıt sesi veya basınç oynaması hissedersiniz. Bu esnada geniz ile orta kulak arasındaki östaki borusu vasıtası ile orta kulağınıza hava kabarcığı geçmiştir. Orta kulaktaki hava burayı döşeyen doku tarafından sürekli emilir fakat ‘östaki borusu ‘her iki tarafındaki hava basıncı eşitlenir. Şayet bir şekilde basınç farkı oluşursa , kulaklar tıkalı imiş gibi hissedilir.
Östaki Borusu ve Kulakların Tıkanıklığına Neler Sebep Olur ?
Östaki borusu, birçok sebepten dolayı tıkanabilir veya ağzı kapanabilir. Bu durumda , orta kulak basını eşitlenemez. Orta kulaktaki hava sürekli emilir ve yenilenemediği için vakum oluşur, kulak zarı içeri doğru çöker. gergin kulak zarı normal olarak titreşemez ve sesler donuk, az gelir. Kulak zarının gerginleşmesi de ağrı oluşturabilir. Şayet bu durum bir süre devam ederse , orta kulaktaki basıncı eşitleyebilmek için , orta kulağı döşeyen dokudan kan serumuna benzer bir sıvı sızarak burayı doldurur.Bu duruma ‘orta kulakta sıvı’, ‘seröz otit’ veya ‘aero-otit’ ismi verilir.
Östaki borusunun tıkanmasına yol açan en sık sebep basit soğuk algınlığıdır. Sinüs iltihapları ve burun alerjileri de (saman nezlesi gibi ) sık sebeplerdendir.
Östaki borusu ve onu döşeyen doku , burun ve genizin devamıdır. Bu devamlılıktan dolayı çoğunlukla burunun tıkalı olması , kulakların da tıkalı olmasına ve böyle hissedilmesine sebep olur.
Östaki borusunun tıkanmasının bir diğer sebebi dokularda şişliğe yol açan orta kulak iltihaplarıdır.
Östaki borusu yetişkinlere göre daha dar olduğu için çocuklar tıkanıklığa daha yatkındırlar.
Hava Yolculuğu Nasıl Problem Yaratır ?
Hava yolculuğu esnasında ani basınç değişiklikleri olur. Bu basınç değişikliklerini eşitlenmesi için östaki borusunun o esnada hemen açılıp kapanabilmesi lazımdır. Bu olay özellikle uçak inişe geçtiğinde görülür.
İlk dönemde basınç eşitlenmesi sağlanmayan uçaklarda bu gerçek bir problem oluşturmaktaydı. Günümüzde bu olay en aza düşürülmüştür. Buna rağmen hala bazı önlenemeyen basınç değişiklikleri olabilmektedir.
Gerçekte, basınç değişikliğine yol açan her türlü durum problem yaratır. Aynı durumla, yüksek binalarda hızla hareket eden asansörlerin içinde veya suya dalarken karşılaşırsınız. Derine dalan dalgıçlara ve pilotlara bu durumla nasıl baş edecekleri öğretilir. Siz de kendi metodunuzu öğrenebilirsiniz.
Kulaklarınızın Tıkanmasını Nasıl Önlersiniz ?
Yutma işlemi östaki borusunun açan kasları harekete geçirir. Sakız çiğnerken veya naneli şeker yerken daha sık yutkunursunuz. Bunlar inişe geçmeden önce yapılabilecek iyi egzersizlerdir. Esnemek daha bile iyidir. Esnerken bu kas daha iyi uyarılır. İniş sırasında uyumamaya dikkat etmeniz gerekir çünkü uyurken yutkunma işlemi çok yavaşlar (uçuş ekibi inişe geçildiğinde sizi uyandırmak ister.)
Şayet yutkunmak ve esnemek etkili değilse şu metod en iyi sonucu verir:
1) Burun kanatlarınızı elinizle sıkıca kapatınız.
2) Ağızdan kuvvetli bir soluk alınız.
3) Ağzınız ve burnunuz kapalı olduğun halde bu nefesi yanak ve yutma kaslarınızı kullanarak dışarı üflemeye çalışınız , böylece basınçlı hava östaki borusundan orta kulağa geçebilir. Kulağınızda basınç veya ses hissettiğinizde başardınız demektir. İniş sırasında bunu birçok kere yapmanız gerekebilir.
Bebekler bu işlemi yapamazlar fakat bir şey emerlerse rahatlarlar. İniş sırasında bebeğinizi emziriniz veya besleyiniz ve uyumalarına müsaade etmeyiniz.
Hangi Tedbirleri Almalısınız ?
Kulaklarınıza hava ile basınç yaparken karnınızı ve göğsünüzü kullanmayınız çünkü bu durumda çok fazla basınç oluşur. Uygun basınç sadece yanak ve yutma kaslarınızı kullanarak sağlanır.
Soğuk algınlığınız, sinüs iltihabınız veya alerjiniz varsa en iyisi uçuşu ertelemektir.
Son günlerde bir kulak müdahalesi geçirmişseniz , doktorunuzdan uçuş hakkında bilgi alınız.
Burun Açıcı İlaçlar ve Spreyleri ?
Deneyimli yolcular inişe geçmeden yaklaşık bir saat önce burun açıcı bir ilaç veya sprey kullanırlar. Bu ilaçlar kulağa giden dokuları büzerek orta kulak havalanmasına yardımcı olurlar. Aynı sebepten dolayı alerjisi olan kişiler de alerji ilaçlarının uçuş öncesi almalıdırlar. Burun açıcı ilaçların yüksek tansiyonu, kalp problemi , kalp ritm bozukluğu, tiroid hastalığı, aşırı sinirliliği olan kişilerce kullanılmadan önce mutlaka bir hekime danışılması gerekmektedir. Aynı şekilde hamile bayanlar da hekimlerine danışmalıdırlar.
Kulaklarınız Açılmazsa Ne Yapılmalı ?
İnişten sonra da basınç eşitleyici hareketler yapabilir ve burun açıcı ilaçlara devam edebilirsiniz (burun açıcı spreyleri kullanmayı alışkanlık haline getirmeyiniz ve uzun süre kullanmayınız aksi takdirde daha fazla tıkanıklığa yol açabilirler) Kulaklarınız hala açılmıyor ve ağrıyorsa kulak hekimine başvurmanız gerekir. Hekiminiz, kulak zarınızı çizerek orta kulağınızdaki basıncı veya sıvıyı boşaltmaya ihtiyaç duyabilir.
Kolesteatom
Kategori: Kolesteatom
Kolesteatom : Ciddi bir kulak sorunu !
Kolesteatom nedir ?
Kulak zarının gerisindeki orta kulakta, bulunmaması gereken cilt büyümesidir. Kulak zarı cildinin tekrarlayan iltihaplardan dolayı içeri doğru büyümesiyle başlar. Kolesteatomlar kist veya kese oluştururlar, cilt derisi bunların içersinde kıvrılarak kartopu gibi genişler. Zaman içersinde kolesteatomlar büyüyerek etraftaki çok nazik kemikçiklere zarar verebilirler. Devam eden büyümeden dolayı nadir de olsa , işitme kaybı sersemlik ve yüz kaslarında felç gelişebilir.
Nasıl Oluşur ?
Çoğunlukla geniz ile orta kulak arasında uzanan ‘östaki borusu’nun görevini tam yapmamasından ve sık tekrarlayan iltihaplardan dolayı oluşur. Östaki borusu orta kulağın havalanmasını sağlar. Bu boru alerji, soğuk algınlığı, sinüzit gibi sebeplerden dolayı tam olarak çalışamazsa orta kulakta vakum (negatif basınç) oluşur. Bu negatif basınç zaten iltihaplardan dolayı incelmiş olan kulak zarını içeri doğru çeker. Genellikle, oluşan bu kese içersinde kolesteatom başlar. Kolesteatomun nadir ailesel olan bir formu daha vardır ki bu orta kulakta olabileceği gibi diğer kafa kemiklerinde de görülebilir. Mamahif kulak iltihapları ile beraber olan kolesteatom en sık görülen tiptir.
Ne Tür Rahatsızlılar Verir ?
Başlangıçta kulak, bazen pis kokulu olmak suretiyle akar. Kolesteatoma genişledikçe işitme kaybı ile birlikte kulakta dolgunluk veya basınç hissi oluşabilir. (özellikle gece kulak içi veya arkasında olan ağrı oldukça rahatsızlık verebilir ). Sersemlik hali ve hastalığın olduğu kulakla aynı tarafta yüzde kas güçsüzlüğü olabilir. Bu şikayetlerin her biri tıbbi yardım aramak için iyi sebeplerdir.
Tehlikeli midir ?
Kulak kolesteatomları tehlikeli olabilir ve hiçbir zaman ihmal edilmemeli-dir. Kemik erimesi, beyin ve iç kulak gibi etraftaki dokulara iltihabın yayılmasına sebep olabilir. Tedavi edilmezse, sağırlık, beyin apsesi, menenjit ve nadiren ölüm olabilir.
Ne Tür Tedavi Uygulanabilir ?
Kulak burun boğaz ve baş- boyun cerrahının incelemesi ve gerekli görülürse kulak bölgesinin tomografisinin çekilmesi ile kolesteatom ortaya konabilir. İlk tedavi kulağın iyice temizlen-mesi, antibiyotikler ve kulak damlalarıdır. Bunda amaç iltihabın önüne geçilerek akıntının kesilmesidir. Kolesteatomun büyüklüğü ve özellikleri de bu arada değerlendirilmelidir.
Büyük ve diğer zararlara yol açmış kolesteatomlar hastanın önemli risklere maruz kalmaması için genellikle operasyonlara ihtiyaç gösterirler. İşitme ve denge testleri, kulağın röntgenleri gerekli olabilir. Bu testler, işitmenin derecesini ve kolesteatomun ne kadar hasar yarattığını tespit etmek için yapılır.
Operasyon çoğu vak’ada genel anestezi altında yapılır. Esas amaç, kolesteatomun çıkartılması ve kuru, iltihapsız bir kulak oluşturulmasıdır.
İşitmenin korunması veya iyileştirilmesi ikinci amaçtır.
İlerlemiş hasarlarda işitme düzeltilemeyebilir. Sersemlik veya yüz kaslarında zayıflık durumlarının tedavisi nadiren gerekir. Kulağın yeniden inşa edilmesi bir operasyonla mümkün olmayabilir bundan dolayı ilk operasyondan 6 ile 12 ay sonra ikinci bir operasyon gerekebilir. Bu ikinci operasyon işitmenin düzeltilmesi ve kolesteatom un tekrar araştırılması, kalmışsa temizlenmesi amacını taşır.
Hastaneye başvuru genellikle operasyon günü yapılır ve operasyon erken saatlerde yapılmışsa normal şartlarda hasta aynı gün taburcu olabilir. Bazı hastaların gecelemesi gerekebilir. Ağır iltihabın olduğu vak’alarda hastanede daha uzun kalınması ve serum, antibiyotik tedavisi gerekebilir. İşe dönüş yaklaşık bir iki hafta sürer.
Bazen kolesteatom yeniden oluşabilir, operasyon sonrası takipler özellikle kolesteatomun kontrolü açısından çok önemlidir. Kulakta açık bir saha bırakılan operasyonlarda her birkaç ayda bir bu boşluğun temizlenmesi gerekir. Bazı hastalarda ömür boyu kulak takibi gerekir.
Özet
“Kolesteatom” önemli fakat tedavisi mümkün, muayene ile ortaya konan bir durumdur. Sebat eden kulak ağrısı , kulak akıntısı, kulakta basınç hissi, işitme kaybı, sersemlik veya yüz kaslarında zayıflama olduğunda kulak, burun, boğaz ve baş-boyun cerrahı tarafından muayene edilmeniz gerekir.
Kepçe Kulak
Kategori: Kepçe Kulak
Kulak, insanın dış görünümünü etkileyen, estetik ve aynı zamanda fonksiyonel önemi olan bir organdır. Kulakta doğuştan hiç gelişmeme de dahil olmak üzere birçok değişik şekil bozuklukları görülebilir. En sık rastlananı halk arasında ‘kepçe kulak’ veya ‘yelken kulak’ denilen şekil bozukluğudur.
Kepçe kulak okul çağındaki çocukların en büyük kabusudur. Çünkü okulda arkadaşları için alay konusu olurlar ve bu durum onların okul başarılarını ve sosyal ilişkilerini ciddi oranda olumsuz yönde etkiler. Okulda uyum problemleri yaşarlar.
Kepçe kulak doğuştan olan ve ailesel olarak gelişen bir şekil bozukluğudur.. Kulaklar 4-5 yaşlarında gelişiminin % 85-90 ‘ ını tamamladığı için genellikle kulak estetiği 5 yaşından itibaren her yaşta yapılabilir. Kişisel şartlara ve ailenin tercihine göre ameliyat daha sonraki yıllarda da yapılabilir, ancak okul öncesi ameliyat , çocuğun arkadaşları tarafından kulakları yüzünden alay konusu edilme olasılığını ortadan kaldırdığı için tercih edilmelidir.
Çocukluk yaşındaki kişiler tam teşekküllü bir hastanede, genel anestezi altında, erişkinler ise hem genel hemde lokal anestezi altında ameliyat edilebilir. Ameliyat yaklaşık 1- 1,5 saat sürer. Ameliyat, kulak kepçesinin arka yüzünden yapılır, kulak kıkırdaklarının olması gereken kıvrım hatları zayıflatılarak kalıcı iç dikişler ile şekillendirilir, kulak kepçesi arkaya doğru asılır. Kulağın arka yüzündeki deri gizli dikişler ile kapatılır, deri yüzeyinde dikiş olmaz.Bu işlemi yaparken en önemli kural kulağın doğal görünümünün bozulmamasıdır.
Ameliyat olduğunuz gün evinize dönebilirsiniz . Kulak 2-3 gün süre ile bandajlı olarak kalır. Bandaj çıkarıldıktan sonra duş alınabilir. Ameliyattan sonra kulakta ödem (şişlik) ve morarma olabilir, bu durum 1-2 hafta içinde normale döner. 2-3 hafta süre ile akşamları başa sporcu bandına benzeyen yumuşak bandaj kullanılabilir. Çocuklar oyun oynarken dikkat etmeleri koşulu ile bir hafta sonra okula dönebilirler. Erişkinlerin çoğu 3-4 gün sonra işlerine dönebilirler.
Kulağa yapılan estetik ameliyatlar ile yalnız kulaktaki şekil bozuklukları değil, aynı zamanda kişinin psikolojik durumunda da çarpıcı bir düzelme sağlanır. Artık kulaklarınızı saçlarınızla kapatmak zorunda kalmayacaksınız.