CPAP Tedavisi Nedir ?

Belirli düzeyde obstruktif uyku hastalığı olan ve operasyonun yetersiz olacağı hastalarda hava yolunun gece sürekli açık kalmasını sağlamak için CPAP cihazı kullanılmalıdır.

CPAP (Contnous Positive Airway Pressure) cihazı havayı doktorunuz tarafından belirlenen basınçla burun maskesi aracılığıyla hava yoluna ileterek, kasların gece boyunca çökmesi engeller.

Hava yolunun açık kalmasının sonucunda oksijen düşmeleri engellenmiş olacaktır.

Uykunuzu Test Edin

Kategori: Uykunuzu Test Edin

Uyku apnesi ve diğer uyku hastalıkları; günlük aktivitenizin ve sosyal yaşantınızın bozulmasının yanı sıra, çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Aşağıdaki sorulardan bir kaçına evet cevabı veriyorsanız, farkında olmadığınız bir uyku hastalığınız olabilir.

Lütfen uyku uzmanımıza danışın.

1. Yeterli süre uyumama rağmen, sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum. Gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.

2. Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.

3. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum, kramp giriyor ve sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.

4. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor.

5. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.

6. Geceleri nefes alamama hissi ile uyanıyorum.

7. Çok sık rüya görüyorum. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.

8. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.

9. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.

10. Arabada, toplantılarda, otururken, kitap okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum. Gün içinde dayanılmaz uykululuk atakları yaşıyorum.

Uyku Apnesi ve Horlama

1

Uyku Apne Sendromu

Apne solunumun her hangi bir nedenle 10 saniyeden daha fazla durmasıdır.

Soluk durması obstruktif (tıkayıcı, hava yolunun tıkanmasına bağlı) veya santral (beyinden solunum komutu olmamasına bağlı) tiplerde olabilir. Obstruktif uyku apne sendromu, uyku sırasında tekrarlayan apne dönemlerinin olması ve buna bağlı olarak gündüz aşırı uykululuk ve diğer uyku yetersizliğinin belirtilerinin ortaya çıkmasıdır.

Uyku apne sendromunda, henüz tam açıklanamayan mekanizmalarla uyku sırasında üst solunum yollarındaki kasların yapısal ve santral nedenlere bağlı gevşeme meydana gelir ve hava yolu tıkanır.

Hava yolu tıkanması sonucu bir süre solunum durur ve kandaki oksijen miktarı düşer (hipoksi). Oksijen seviyesindeki düşmenin beyin tarafından fark edilmesi sonrası kısa süreli bir uyanma meydana gelir ve havayolu açılır. Bu durum özellikle horlayan kişilerde horlamada duraklama veya yavaşlama ve belirli bir süre sonra ani bir patlama sesi ile hava yolunun açılması şeklinde gözlenebilir.

Gece boyunca nefes alamamanın (apne) ataklar şeklinde devam etmesi özellikle saatte ortalama 5 defadan fazla meydana gelmesi anormal olarak değerlendirilir. Uyku süresince saat başı meydana gelen apne sayısı arttıkça, vücudun daha çok süre oksijensiz kalmasına neden olur ve bu durum tüm organlara, özellikle de yaşam için önemli olan beyin, kalp ve kan dolaşımı sisteminde önemli hasarlara neden olur. Ayrıca her apne döneminden sonra meydana gelen kısa süreli uyanmalar sonucu uyku kalitesi bozulur. Bu bireyin uykudan dinlenmemiş ve yorgun kalkmasına neden olur. Bunlara bağlı olarak hastada baş ağrısı, sinirlilik, kişilik değişikliği, huysuzluk, çabuk yorulma, genel isteksizlik hali ortaya çıkar. Gündüz aşırı uyku eğilimi hastalığın şiddeti ile doğru orantılı olarak artar.

Uyku Apne sendromunun neden olabileceği hastalıklar:

• Uykuda ani ölüm

• Beyin damar tıkanıklıkları ve inme

• Uykuda kalp krizi ve kalp damar hastalıkları

• Kalp yetersizliği

• Hipertansiyon

• Kalp ritim bozukluğu

• Kalpten akciğere giden damarın hipertansyonu (pulmoner hipertansiyon)

• Diabetes Mellitus (Şeker hastalığı)

• Akciğerde bronş hassasiyeti artışı ve astım

• Gastroözefajiyal Reflü hastalığı

• Cinsel istekte azalma ve iktidarsızlık

Hipertansiyon : Çağımızın hastalığı olan yüksek tansiyon ile günümüzün popüler hastalığı olan uyku apne sendromunun birbirleri ile ilgili olduğu anlaşılmıştır. Uyku apne sendromlu hastaların yarısından çoğunda hipertansiyon vardır. Uyku apnenin ağırlığı arttıkça hipertansiyon sıklığı da artar. Hastaların kan basıncı sabaha doğru saatlerde oldukça yüksektir ve tipik olarak hastaların çoğu bir veya daha çok tansiyon ilacına rağmen yüksek tansiyonlarının tam olarak kontrol altına alınmadığından yakınırlar.

Uyku apne sendromu tanı ve tedavisi ile hastaların kullandığı tansiyon ilaçları genellikle fazla gelmeye başlar, hastaların tansiyon ilaçlarının dozu bazen azaltılır bazen de tamamen kesilir.

Kalp krizi ve koroner arter hastalığı : Uyku apne sendromu ile koroner kalp hastalığı ve kalp krizi arasındaki sıkı ilişki iyi tanımlanmıştır. Kalp krizi geçiren hastaların %35-65′inde uyku apne sendromu saptanmıştır. Uyku apne olan ve tedavi edilen koroner kalp hastalığı olan hastaların tedavi edilmeyenlere oranla 5 yıllık yaşam süreleri incelendiğinde ölüm oranları arasında 6,5 kat fark olduğu saptanmıştır.

Aritmi (Kalp ritm bozukluğu) : Uyku apne sendromlu hastalarda sıklıkla kalp ritm bozukluğu görülmektedir. Kalp ritm bozuklukları basit formlardan en ciddi formlara kadar değişik ritm bozuklukları izlenebilmektedir.

Kalp yetmezliği : Uyku apne sendromu tedavi edilmediği taktirde kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. Uyku apneleri kalp yetersizliğinin tedavi edilmesini de güçleştirmektedir. Kalp yetmezliği nedeniyle Cheyne Stokes solunumu adı verilen ayrı bir uykuda solunum bozukluğu da görülmektedir.

Pulmoner hipertansiyon (Akciğer damarı hipertansiyonu) : Pulmoner hipertansiyon genellikle kronik bronşit’e bağlı gelişmektedir. Ancak uyku apne sendromu da pulmoner hipertansiyona yol açmaktadır. Gece boyunca tekrarlayan kan oksijen düzeyi düşüşü*nün bu hastalıktan sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Uyku ve Cinsel Yaşam : Horlama ve uyku apnesi olanlarda cinsel yaşam normal insanlara göre daha kötüdür. Eşi horlayan ve apnesi olan 1000′in üzerindeki kadınla yapılan bir araştırmada horlayanların ve apnesi olanların yatak partnerlerinin %81′i uykularından hoşnut olmadıklarını, bu nedenle de gündüzleri yorgun ve keyifsiz hissettiklerini söylemektedirler. Hasta eşlerinin %70′i çözüm olarak başka odada yatmayı tercih ettiklerini ifade etmektedirler, tatilde alınan alkol de bu durumu daha kötü hale sokmaktadır. 50 yaşın üzerinde erkeklerin %50′sinde horlama, %10′unda da uyku apnesi vardır. Yani en iyi ihtimalle bile her 2 çiftten birisi uyku sorunu yaşamaktadır.

Uyku apne sendromu başta olmak üzere bazı uyku hastalıkları erkeklerde iktidarsızlığa neden oluyorken kadınlarda da cinsel istek azalması sık olarak izlenmektedir. Dahası iyi uyunmamış uyku ertesi gün işte daha az üretkenlik, daha az sağlıklı olma ve yolda daha fazla trafik kazası anlamına gelmektedir. Horlama ve uyku apne hastalarının bir kısmı hekime cinsel yetersizlik sorununu araştırırken ulaşırlar. Uyku apne sendromu tanı ve tedavisini takiben de cinsel sorunları çoğunlukla ek bir tedavi gerekmeksizin kendiliğinden düzelir.

Radyofrekans Nedir ?

Burun eti denen konkaya bağlı burun tıkanıklıklarında ve yumuşa damak sarkmasına bağlı horlama tedavisinde artık radyofrekans dalgalarıyla yapılan ameliyatların tercih edilmektedir. Radyofrekans dalgaları ile küçük dil, yumuşak damak ve dil kökü müdahaleleri, bu alanda geliştirilmiş en yeni tekniklerden biridir.

Radyofrekans cerrahisinin uygulama alanı geleneksel yöntemlere göre oldukça sınırlıdır. Horlamaya sarkık ve ince yapılı yumuşak damağın neden olduğu durumlarda ve konkanın büyüyüp burun pasajını bloke ettiği durumlarda uygulanabilmektedir. Radyofrekans enerjisi ile hedef dokuda ısı oluşturarak hacim küçülmesi sağlanan cerrahi bir yöntemdir. Çok düşük düzeyde radyofrekans enerjisi kullanılır.

Uygulaması basit olan bu yöntemde, bazen 2. seans gerekmektedir. Radyofrekans işlemlerinin çoğu lokal anestezi altında ve yarı oturur pozisyonda yapılır. Uygulandığı bölgeye göre birkaç dakika içinde yapılabilir ve aynı saat içinde hasta evine gidebilir. Bu yöntem genel anestezi gerektirmez ve yumuşak damak fonksiyonlarında herhangi bir kayba yol açmaz. Ayrıca tedavi sonrasında herhangi bir boğaz ağrısı da görülmez. Uygulamadan sonra tedavi etkisinin ortaya çıkması için 4-6 hafta geçmesi gerekir.

Tüm Gece Uyku Testi / Polisomnografi

Uyku bozukluklarının teşhisi ve tedavisinin belirlenmesinde uyku testi, yani polisomnografiden yararlanılır.
Gündüz ve gece uykusu farklı özellikler taşıması nedeniyle standart uyku testi tercihen gece uykusunda, uyku laboratuarında yapılmaktadır.

Uyku testi için, uyku ilacı yada uyku kalitesini etkileyecek herhangi bir materyal kullanılmaz.Olabildiğince doğal bir uyku sağlanır. Uyku testinin hiçbir aşamasında acı verici bir girişim yoktur.

Testler uyku merkezinde, hastaların rahat edebilecekleri bir ortamda yapılır.Uyku süresince beyin dalgaları, göz hareketleri, kalp ritmi, solunum, göğüs ve karın hareketleri, vücuttaki oksijen oranı ve bacak hareketleri elektrotlar vasıtasıyla bilgisayara aktarılır.Uyku teknisyeni gece boyunca tüm kayıtları monitör ve kameralardan takip eder.

Hasta uyku esnasında veya uyanıkken rahatlıkla sağa, sola dönebilir yada gerekirse tuvalete kalkabilir. İhtiyaç duyduğu zaman uyku teknisyeniyle konuşabilir, bir isteği yada sorusu varsa iletebilir.

Gece boyunca elde edilen tüm kayıtlar sonraki gün içinde uyku uzmanı doktorlar tarafından detaylı olarak değerlendirilip raporlanır.

Uyku hastalığının durumu ve tedavi seçenekleri takip eden hekim tarafından anlatılır ve planlanır.

Uyku testinin yapılacağı gün neler yapılmalı ?

• Testin yapılacağı gün çay, kahve gibi kafein içeren içecekler olabildiğince kullanılmamalıdır.

• Test günü uyku düzenini etkileyebilecek ilaç kullanılmamalı, kullanılması gereken ilaçlar varsa doktora bildirilmelidir.

• Testin yapılacağı akşam hafif bir akşam yemeği tercih edilmelidir.

• Kayıtların daha sağlıklı olması açısından test günü saçlar nemlendirici krem içermeyen bir şampuanla yıkanmalıdır.

• Hastanın testten önceki gece her zamanki saatte uyuması, testin yapılacağı sabah her zamanki saatte uyanması ve gün içinde uyumaması tavsiye edilir.

• Hasta uyumak için kullandığı pijama, vb. şahsi eşyalarını yanında bulundurmalıdır..

• Uyku testi esnasında,testin sağlıklı sonuçlanabilmesi için aynı odaya refakatçi alınmamaktadır.

• Merkezimizde uyku polikliniği sekreteri ve uyku teknisyeni gece boyunca hastalara yardımcı olmaktadır.

Horlama ve Horlama Tedavisi

1 – Uykuda özellikle nefes alma sırasında üst solunum yollarındaki darlığa bağlı olarak oluşan sese horlama denir.
2 – Hava akımının burun ve ağzın gerisinde engellendiği durumlarda horlamanın o gürültülü sesi ortaya çıkar.

En önemli nedenler arasında ;

- Uvula(küçük dil) nın büyük veya sarkık olması
- Yumuşak damağın yaş artışı ile beraber aşağıya doğru sarkmış olması ve genişliği
- Makroglassi (Büyük dil, dilin büyük olması)
- Dil kökünde büyüme
- Bademcik ve geniz etinin büyük olması
- Burun kemik eğriliği, burun etinin şiş olması
- Allerjik yapılı insanlarda hava pasajının daralması vs…. sayılabilir.

3 – Horlama kişinin uyku düzenini bozar. Yanındakilere veya odadakilere verdiği zararın çok daha fazlasını kendine vermektedir.Horlama basit horlama ile başlayıptıkayıcı uyku apnesine (uykuda solunum durması, nefes tutma) kadar gidebilir.

- Sabah yorgun, baş ağrısı ile uyunma (dayak yemiş gibi uyanma).
- Gün içi yorgunluk , uykuya meyil
- Boğazda kuruma, ekşimsi tat
- Unutkanlık, dikkat azlığı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, depresyon, cinsel aktivitede azalma isteksizlik
- Bazı hastalarda gece terlemesi
- Sık sık uyanma
- Bazı hastalarda gece sık idrara çıkma(tuvalet ihtiyacı)

Horlama, kişide yaşam kalitesini bozan etkilerden başlayarak yaşamı tehdit edici boyutta etkilere yol açabilir.

4 – Kliniğimize horlama ve uyku apnesi konusunda her yaş grubunda(çocuk hastalar, gençler, orta ve ileri yaşlar) hastalar başvurmakla birlikte doğal olarak ilk sırayı orat yaş ve üstünde ve daha çok kilolu insanlar oluşturmaktadır.(35 yaş – 50 yaş arası daha sıklıkla)

5 – 30’lu yaşlarda erkeklerin %20 sinin kadınların ise % 5 inin horladığı bilinmektedir.Bu oran 60’lı yaşlarda erkeklerde %60’ a kadınlarda % 40’ a çıkmaktadır.

Horlama şişman kişilerde zayıflara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir.Dünya da horlama erkeklerde kadınlara oranla 3-8 kat daha fazla görülmektedir.Kliniğimize yapılan başvurularda erkek kadın oranı 6/1 şeklindedir.

6 – Kadınlarımızın horlama konusundaki en büyük şikayetleri erkeklerin onlar kadar anlayışlı, toleranslı olmamaları, yoğun çalışma temposunu öne sürerek hemen uyku olanaklarını ayırmaları.

Tabiki genç ve orta yaşlı bir hanım için bu durum imaj zedeleyic moral bozucu ve az güven kaybına sebep olmaktadır.

7 – Tedavide; Medikal tedavi (Yumuşak damağı sertleştirdiği, küçülttüğü öne sürülen bazı ilaçlar.)

Cihaz(Aparey) ler ; Ağız çene protezleri, horladığı zaman uyarıcı etki yapan apareyler, burun içine uygulanan burun açıcı ilaçlar(apareyler)

CPAP ; Cerrahi dışı seçeneklerde en çok kullanılan yöntemdir.(Contınue pozitif air pressor)Burundan hastaya bir makine yardımı ile basınçlı hava verilmesi.Uyku apnesinde en etkin yöntemdir.(Orta ve ileri apnelerde). Ancak pratik uygulamalarda farklılıklar (özellikle hasta uyumu, özellikle genç hastalarda) mevcuttur.

Cerrahi Tedavi ; Bademcik, geniz eti alınması, yumuşak damağın yukarıya asılması, küçük dilin küçültülmesi, burun kemik eğriliğinin düzeltilmesi, çenenin ve büyük dilin çeşitli yöntemlerle öne çekilmesi, dilin bir kısmının kesilmesi veya hacim küçültülmesidir.

Son yıllarda ön plana çıkan yöntemler yumuşak damağa çubuk uygulaması ve radyofrekans cerrahisidir. Uygun vakalarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır.Radyofrekans cerrahisinin en önemli avantajları muayenehane şartlarında yapılabilmesi. Ameliyat sonrası ağrı enaz seviyededir, iş kaybı yoktur, ağız mukozasına hasar vermez.

8 – Öncelikle kilo vermek, boğaz dokularında hem hacim azalması, hem de güçlü bir kas yapısı için düzenli egzersiz, solunuma zarar verebilen ilaçlardan uzak durmak(Uyku ilaçları, sakinleştiriciler, antihistaminik ilaçlar).

- Alkol ihtiva eden içeceklerden uzak durmak ya da çok geç almamak.
- Aşırı yorgunluktan kaçınmak
- Akşam mümkün olduğunca az hafif ve erken yemek(Uyumadan 3 saat önce yemek içmek konusu bitmeli.)
- Yan yatmak
- Yastığının baş kısmını belden itibaren yükseltmek
- Eczanelerde satılan burun apareylerinin kısmen faydası olsa da bu horlamanın sadece burundan kaynaklanan hastalarda etkilidir. Ayrıca burun içinde bir aparey ile uyumak hiç de konforlu değildir.

Horlama ve Uyku

Kategori: Horlama Uyku

- Uyku Apnesi Sendromu
- Uyku Bozuklukları Hastalıkları
- Horlamada Radyofrekans Cerrahisi
- CPAP Tedavisi
- PSG (uyku testi)
- Horlama Hastalıkları
- Horlama Testi
- Uyku Apnesi
- Horlama Seksi Öldürüyor