Ağrısız Bağdemcik Ameliyatı

Bademcikler boğazımızın her iki yanında yer alan ve dışarıdan gelen mikroplara karşı savunma sistemimizin bir parçası olan organlarımızdır. Savunma görevi sırasında bademcik iltihabı dediğimiz ateş, boğaz ağrısı, kızarıklık, halsizlik gibi şikayetlere yol açan hastalık meydana gelebilir. Özellikle çocuklarda daha sık rastlanan bademcik iltihaplarında doktorunuz tarafından verilen ilaçlar hastalığın iyileşmesini sağlar. Ancak, her yıl sık sık tekrarlayan (yılda 3 defadan fazla), sürekli ilaç kullanımına gerek duyulan kronik enfeksiyonlarda ve aşırı iri bademciklerden kaynaklanan nefes alma güçlüğü, horlama, ağzı açık uyuma, büyüme-gelişme geriliği gibi durumlarda doktorunuz bademciklerin alınmasına gerek duyabilir.

Bademcik ameliyatları KBB uzmanınızca gerekli görüldüğünde son derece yüz güldürücü girişimlerdir.

Endoskopik cerrahilerde ve damar cerrahisinde uzun zamandır kullanılan ısı ve basınç ile dokuların kanamasız ayrılmasına dayanan teknolojinin bademcik ameliyatlarında kullanılabilmesi için geliştirilen Thermal Welding yöntemi sayesinde bademcik ameliyatlarında çok büyük kolaylık sağlanmaktadır. Ameliyat sonrasında ağrı çoğu zaman hiç olmamakta ya da oldukça hafif hissedilmektedir. Yeni teknik ile ameliyat sırasında kanama olmamakta ve ısı-basınç etkisi ile damar uçları kapanarak ameliyattan sonra da kanama olasılığı minimuma indirilmektedir.

Thermal Welding tekniğinin yararları ve hastaya sağladığı rahatlık nedeniyle hemen tüm bademcik ameliyatlarımızda bu tekniği seçmekteyiz.

Evde içilen sigaranın çocuk sağlığına etkisi

Nedir ?

Kullanılmış sigara dumanı, yanan bir sigaradan çıkan ve sigara içenin dışarı verdiği dumanın bir karışımıdır. Çevresel Sigara Dumanı (ÇSD) olarak da bilinir ve kendisine has kokusuyla kolaylıkla tanınır. ÇSD havayı kirletir ve elbiseler, perdeler ve mobilya üzerine siner. Çoğu kişi ÇSD yi nahoş, rahatsız edici ve gözlerle burnu tahriş edici bulur. Daha önemlisi tehlikeli bir sağlık tehdididir. ÇSD içinde 4000 in üzerinde farklı kimyasal madde tespit edilmiştir ve bunların en az 43 tanesi kansere sebep olur.

Çevresel sigara dumanına maruz kalma sık mıdır?

Amerika Birleşik Devletlerinde yetişkinlerin yaklaşık %26 ‘sı sigara içicisidir ve beş yaş altındaki çocukların %50 si ila %67 si en az bir yetişkin sigara içicisinin oturduğu evlerde yaşamaktadırlar. Bu rakam ülkemizde daha fazladır.

Kim Risk Altında ?

ÇSD herkes için tehlikeli olmasına rağmen, fetuslar, bebekler ve çocuklar üzerinde daha büyük bir etkisi vardır. Bu olay ÇSD’nin; akciğer, beyin gibi gelişmekte olan organlara zarar vermesiyle gerçekleşir.

Etkileri

Cenin ve yenidoğanda

Anne, cenin ve plasentada kan akımı, hamile her sigara içtiğinde değişir. Ne var ki uzun dönemde bu değişikliklerin sağlık üzerine olan etkileri bilinmemektir. Bazı çalışmalar hamilelik sırasında sigara içiminin yarık damak-dudak gibi doğumsal bozukluklara sebep olduğunu göstermiştir.

Sigara içen anneler daha az süt üretir ve bebeklerin doğum ağırlığı daha düşüktür. Annelerin sigara içmesi 1 ay- 1 yaş arasındaki ölümlerin ana sebebi olan ani bebek ölümü sendromuyla ilişkilidir.

Çocuk akciğer ve solunum yolları

ÇSD ye maruz kalma tüm yaşlarda çocuk akciğer verimi ve fonksiyonunu bozar. Çocukluk astımının hem sıklığını hem de şiddetini arttırır. Kullanılmış sigara dumanı sinüzit, rinit (nezle), kistik fibroz, öksürük ve geniz akıntısı problemlerini alevlendirir. Çocuklarda soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı sıklığını da arttırır.

İki yaş altındaki çocuklarda ÇSD bronşit ve zatürre olasılığını arttırır. Gerçekten, ABD’de Çevre Koruma Ajansının 1992 deki bir çalışması, ÇSD’nin 18 ay altındaki çocuk ve bebeklerde her yıl 150. 000 ila 300. 000 alt solunum yolu enfeksiyonuna sebep olduğunu söylemektedir. Bu hastalıklar 15. 000 hastane yatışı ile sonuçlanıyor. Yarım paket ve daha fazla sigara içen ebeveynlerin çocuklarının solunum yolu hastalığı nedeniyle hastaneye yatma riski neredeyse iki katına çıkar.

Kulaklar

ÇSD ye maruz kalma çocuklarda hem kulak enfeksiyonu sayısını hem de hastalık süresini arttırır. Solunan duman burun arkasını orta kulağa bağlıyan östaki borusunu tahriş eder. Bu orta kulaktaki basıncın eşitlenmesini bozan şişme ve tıkanıklığa ve sonuçta ağrı, sıvı birikimi ve enfeksiyona yol açar. Kulak enfeksiyonları çocuk işitme kayıplarının en sık sebebidir. İlaç tedavisine yanıt vermediğinde kulağa tüp takılması gerekir.

Beyin

Hamilelik sırasında ve sonrasında sigara içmiş annelerin çocuklarının sigara içmeyenlerin çocuklarına göre hiperaktivite gibi davranış bozuklukları olması daha olasıdır. Okul performansında ve entellektüel başarıda orta dereceli bir bozulma gösterilmiştir.

Kullanılmış sigara dumanı kansere sebep olur.

Çocuğunuzun gelişmesinde ÇSD’nin nasıl zarar verdiğini okudunuz ama ÇSD nedeniyle gelişme riskinin ev dışı kanser sebebi kirlilik nedenlerine göre yaklaşık 100. 000 kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? ÇSD’nin her yıl 3. 000 den fazla sigara içmeyenin akciğer kanserinden ölmesine neden olduğunu biliyor muydunuz? Bu gerçekler herkes için oldukça alarm vericiyken çocuğunuzun kullanılmış sigara dumanına maruz kalmasını şimdi durdurabilirsiniz.

Ne Yapabilirsiniz ?

• Sigara içiyorsanız, bırakın. Gerekirse doktorunuza danışın . Bırakmanıza yardımcı olacak bir çok farmakolojik ürün mevcuttur.

• Ev sakinlerinden içen varsa bırakmasına yardım edin. Eğer bırakamıyorlarsa onlar ve ziyaretçilerden evin dışında içmelerini rica edin.

• Arabanızda sigara içilmesine izin vermeyin.

• Çocuğunuzun okul ve kreş ortamlarının dumansız olduğundan emin olun.

Bebeklerde Kulak Zarı

Kulak yolunun derininde kulak zarı bulunur. Kulak zarı, ses dalgaları geldiğinde titreşen ince bir zardır. Orta kulak, kulak zarının arkasında bulunan ve hava ile dolu bir boşluktur. Kulak zarı titreştiği zaman orta kulak boşluğundaki küçük kemikçikler de (örs, üzengi, çekiç) titreşir ve sesi iç kulağa iletir. İç kulakta sesi beyine ileten sinirler uyarılır. Orta kulak ile burnun gerisindeki geniz arasında, östaki tüpü adı verilen küçük bir kanal bulunur. Östaki tüpünün görevi, orta kulak boşluğundaki havanın basıncını dış ortamdaki atmosfer basıncı ile eşitlemektir. Esnerken veya yutkunurken kulaktan gelen sesler, bu basınç eşitleme işlemine aittir.

Küçük çocuklarda en çok görülen rahatsızlık kulak iltihabıdır. Kulak iltihabının çoğunluğu da dış kulak ve orta kulak enfeksiyonları ile kulakla boğazı birleştiren kanalın tıkanması oluşturur. Bu enfeksiyonlar eğer zamanında tedavi edilmezse, ilerde tehlikeli olabilirler. Kulak ağrısı belirtileri; aşırı duyarlılık, iştahsızlık ve ateştir.

Dış Kulak İltihabı

Dış kulak yolunu döşeyen deride ortaya çıkar. Çocuğunuzun klorlanmış suda çok kalırsa veya kulağına yabancı bir cisim sokup kulak derisini çizerse bu dış kulak iltihabına yol açabilir. Belirtileri; üzerine yattığında kulağı ağrısı çekmesi, dış kulak kanalında kızarıklık, kulaktan akıntı gelmesi ve kulak içinin kaşınmasıdır.

Orta Kulak İltihabı (Otitis Media)

Akut otitis media, kulak zarı arkasındaki orta kulak boşluğunun iltihabıdır. Çocuklarda östaki tüpü erişkindekinden daha kısadır ve bu nedenle mikropların burundan orta kulağa ulaşması daha kolaydır. Bunun sonucunda orta kulakta iltihap sıvısı birikir; sıvının yaptığı basınç ağrıya ve kulak zarının titreşememesine neden olur. Bu nedenle orta kulak iltihabı sırasında bir miktar işitme kaybı meydana gelir. Uygun ilaç tedavisi ile bakteriler öldürüldüğünde orta kulaktaki sıvı da ortadan kalkar ve işitme düzelir.

Akut orta kulak iltihabı, çocukluk çağının sık görülen bir hastalığıdır. Üç yaşına kadar olan çocukların 2/3′ü en az bir kez orta kulak iltihabı geçirmektedir. Akut orta kulak iltihabının tedavisi antibiyotiklerle yapılmaktadır. Etkili antibiyotik tedavisi yapılsa bile, çocukların %40′ında 3-6 hafta daha orta kulakta iltihaplı olmayan bir sıvı kalmakta ve daha sonra düzelen, hafif derecede işitme kaybına neden olabilmektedir.

Sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda orta kulak iltihabı da sıktır. Bu nedenle, çocuk yuvalarında olduğu gibi kalabalık ortamlara ilk kez girmeye başlayan çocuklarda ,özellikle ilk iki yıl içinde, soğuk algınlığı ve kulak problemlerine daha sık rastlanır.

Orta kulak iltihabının başka türleri de vardır. Efüzyonlu otitis media (seröz otitis media), altı haftadan uzun süreli orta kulakta sıvı bulunmasıdır. Bunun nedeni, bazı çocuklarda akut otitis media geçirmemiş olmalarına rağmen östaki tüpünün orta kulağa hava götürme fonksiyonunu yapamamasına bağlıdır. Eğer iltihap uzun sürerse orta kulakta ve kulak zarında hasar meydana gelebilir ve kulak zarında iyileşmeyen bir delikten sürekli akıntı başlar. Buna kronik otitis media adı verilir. Bu tür orta kulak iltihaplarının tedavisi bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanı tarafından yapılmalıdır.

Belirtiler ve Bulgular :

Büyük çocuklar kulakta dolgunluk hissi, ağrı ve işitme kaybı şikayetlerini ifade edebilirler. Küçük çocuklarda ise ilk belirtiler huzursuzluk, uyku bozukluğu veya iştahsızlık olabilir. Her yaştaki çocukta ateş olabilir.

Bu belirtiler genellikle burun akıntısı ve öksürük gibi orta kulak iltihabına eşlik eden üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetleriyle birlikte bulunur. Şiddetli orta kulak iltihaplarında kulak zarında delinme meydana gelebilir. Bunun sonucunda orta kulaktaki iltihap kulak yolundan akar, ağrı azalır ve ateş düşer. Kulak zarındaki delik çoğunlukla tedavi sonucunda kendiliğinden kapanır.

Hastalığın önlenmesi :

Yenidoğan bebeklerde anne sütünden geçen maddelerin sağladığı bağışıklık, akut otitis media gelişmesini önler. Anne sütü emen çocukların beslenme sırasındaki pozisyonu, biberonla beslenen çocuklarınkine oranla östaki tüpünün normal fonksiyon yapması için daha uygundur; bu nedenle anne sütü emen çocuklarda orta kulak iltihabı, biberonla beslenen çocuklara oranla daha az görülmektedir. Eğer çocuğun biberonla beslenmesi gerekiyorsa, oturur pozisyonda beslemek yatırılarak beslemekten daha iyidir.

Hastalığın süresi :

Orta kulak iltihabının düzelme süresi değişken olabilir. Hiç tedavi edilmediğinde bile 48 saat içinde kendiliğinden düzeldiği olmaktadır. Bazen de, antibiyotiklerle tedavi edilmesine rağmen 2 hafta ile 2 ay arasında orta kulakta sıvı kalmaya devam etmektedir. Bu sıvı genellikle kendiliğinden kaybolur, ancak bu süre içinde işitme azalmış olabilir. Orta kulak iltihabı bulaşıcı değildir, ancak asıl nedeni olan üst solunum yolu enfeksiyonu bulaşıcı olabilir.

Evde uygulanabilecek tedavi :

Orta kulak iltihabı önce mutlaka doktorunuz tarafından değerlendirilmelidir. Evde uygulanabilecek yöntemler, çocuğun rahatlatılmasına yöneliktir. Ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile çocuğun rahat uyku uyuması sağlanabilir.

Kulak akıntısı olan çocuklar yüzmemeli, banyoda ise kulağa su teması tıkaçlarla önlenmelidir. Doktorunuz kulak tıkacını nasıl hazırlayacağınızı veya ne tür bir tıkaç temin etmeniz gerektiğini size açıklayacaktır.

Tıbbi tedavi :

Akut orta kulak iltihabı genellikle antibiyotiklerle ve östaki tüpünün fonksiyonunu düzeltecek ilaçlarla tedavi edilir. Bazen çocuğun kulak zarı iltihap nedeniyle çok şişerse ve şiddetli ağrıya neden olursa, kulak zarında küçük bir kesi (parasentez) yapılarak iltihabın boşaltılması gerekebilir. Bu işlemden sonra kulak zarı genellikle bir hafta içinde iyileşir.

Ebeveynler sıklıkla kalıcı bir işitme kaybı olup olmayacağı konusunda endişe duyarlar. Eğer uygun tedavi edilir ve ilaçlar önerildiği doz ve sürede kullanılırsa kalıcı işitme kaybı olasılığı çok düşüktür.

KBB Yabancı Cisim

Kategori: KBB Yabancı Cisim

Yabancı cisimler özellikle çocukların kulak, burun, boğaz ve yemek borusu veya solunum yollarına kaçabilirler.

Çocukların çoğu kez oyuncak parçaları, boncuk, toka, bozuk para, dikiş ya da toplu iğne gibi cisimleri ağız, kulak veya burunlarına sokmaları ile ciddi olabilecek acil sorunlara yol açabilirler.

Erişkinlerde bu türden sorunlara çoğu kez kazara, şakalaşırken ya da zihinsel gerilik veya nörolojik hastalıkların varlığında rastlanılır. Herhangi bir maddenin özellikle burun boğaz yollarına kaçması halinde bir an önce çıkarılması gerekir.

Kulakta Yabancı Cisimler:

Yabancı cisimler genellikle kulak kanalında kalırlar. En sık rastladığımız maddeler :

• Yiyecek maddeleri, meyve çekirdekleri, kuru yemişler
• Böcekler
• Oyuncaklar ve parçaları
• Düğme ve boncuklar
• Mum boya parçaları
• Küçük piller

Çocukların kendi veya arkadaşlarının kulaklarına sokabilecekleri yabancı cisimler dış kulak yolunda basit zedelenmeler yapabileceği gibi kulak zarında delinme, orta kulak hasarı gibi büyük zararlara da yol açabilir.

Kulakta yabancı cismin belirtileri nelerdir ?

Bazen kulaktaki yabancı cisimler herhangi bir belirti vermeyebilir. Bazı nesneler, örneğin; yiyecek maddeleri veya böcekler ağrı, kızarıklık veya akıntıya yol açabilir. İşitme azlığı, cismin kulak kanalını ne kadar tıkadığına bağlıdır. Özellikle böcekler hareket ve sesleri ile çok rahatsızlık verir.

Kulaktaki yabancı cisimlerin çıkarılması

Öncelikle bir KBB uzmanı bulunmalıdır. Ehil olmayan kişilerin yabancı cisimleri çıkarmaya çalışması geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabilir.

Kulaktaki yabancı cismin kulaktan tamamen çıkarılması tedavinin esasını oluşturur. Kulaktaki yabancı cisimleri çıkartmak için sivri, uzun cisimler sokmak doğru değildir. Kulak kepçesi küçük çocukta geriye ve aşağıya büyükte geriye ve yukarıya çekilerek uygun aletle cisim çıkarılır. Özellikle yuvarlak cisimleri tutarak çıkarmak tehlikelidir. Tutmaya çalışıldığında daha derine kaçabilir.Kulak kanalındaki cismi çıkarmak için aşağıdaki yöntemler, doktor tarafından uygulanabilir:

-Kulağa sokulan çeşitli aletlerle cismin arkasına geçilerek dışarı çekmeye çalışılır.
-Aspiratör ile vakumla çekilebilir
-Mikroskop eşliğinde çeşitli tutacaklarla çıkarılabilir.

Yabancı cisim çıkarıldıktan sonra her iki kulak tekrar değerlendirilir. Çünkü bazen çocuklar her iki kulağa da bir şeyler sokmuş olabilirler. Kulak kanalı zedelenmişse antibiyotikli damlalar kullanılabilir.

Burunda yabancı cisimler :

Çocuğun burnuna sokabildiği yabancı cisimler genellikle yumuşaktırlar. Bunların arasında kağıt mendil, toprak, oyuncak parçaları, silgi sayılabilir. Bazen çocuk bir şeyleri koklamaya çalıştığında da burnuna kaçabilir. Genellikle çocuklar sıkıldıklarında, meraklandıklarında veya başka çocukları taklit ettikleri zaman burunlarına maddeleri sokarlar.

Burunda yabancı maddenin belirtileri nelerdir ?

Burunda yabancı cismin en sık belirtisi burun akıntısıdır. Genellikle objenin olduğu taraftan, kötü kokulu, iltihaplı veya kanlı akıntı görülebilir.

Burunda yabancı cisimleri tedavisi

Tedavide doktor tarafından yabancı cismin burundan çıkarılması esastır. Buruna sivri, uzun cisimler sokmamak gerekir. Yabancı cismin olduğu tarafın karşısındaki burun köküne bastırılarak kişi sümkürtülür. Bazen çocukların burnundan cismi çıkarabilmek için çocuğun sakinleştirilmesi gerekebilir. Bu durumda, hastane koşullarında, problemin boyutuna göre, çocukla anlaşarak uygulama yapılır. KBB uzmanı aşağıdaki yöntemlerle çocuğun burnundan cismi çıkaracaktır:

• Metal uçlu aspiratörler ile vakumlayarak çekmek
• Cismin arkasına ulaşan aletlerle çekerek çıkarmak
• Endoskopik görüntüleme eşliğinde tutarak çekmek

Eğer cisim çok derindeyse ileri itip, ağza düşürerek çıkarılabilir. Fakat bu yöntem, cisim çocuğun soluk borusuna kaçma riski taşıdığından, deneyimli ellerce uygulanmalıdır. Cisim çıkarıldıktan sonra duruma göre burun damlaları veya antibiyotik reçete edilebilir.

Solunum yolunda yabancı cisim

Solunum yollarında yabancı cisim hızlı tedavi gerektiren acil bir durumdur. Yabancı cisim aşağıya doğru daralan solunum yollarında sıkışarak akciğerlerin herhangi bir bölümünü tıkayabilir. Solunum yollarında yabancı cisim, 5 yaş altı çocuklarda ev kazalarına bağlı ölüm nedenlerinin yaklaşık %10unu oluşturmaktadır. Diğer bölgelerin yabancı cisim problemleri gibi, çocuklar sıkıldıklarında veya meraklandıklarında ağızlarına bir şeyler sokmaya eğilimlidirler. Böyle bir durumda yabancı cisim yemek borusu ya da nefes borusuna kaçabilir. Nefes borusuna kaçması halinde durum daha acil ve önemlidir. Ayrıca yemekler dişleri tamamlanmamış çocuklarda, yemeğin düzgün çiğnenememesi nedeniyle, tıkanma sebebi olabilir.

7 ay ile 4 yaş arası çocukların çeşitli küçük cisimlerle (tohumlar, oyuncak parçaları, üzüm tanesi, bozuk para, çakıl taşı, fındık, düğme, toplu iğne) boğulma riskleri vardır. Çocuklara bu nedenle yakından göz kulak olunmalıdır.

Solunum yollarında yabancı cismin belirtileri nelerdir ?

Yabancı cismi soluk borusuna kaçması acil tedavi gerektirir. Her çocuğun belirtileri farklı olabilmekle birlikte, çocuğun yabancı cisim nedeniyle tıkandığının en sık belirtileri şunlardır:

• Nefesinin kesilmesi, tıkanması, morarma, öğürme
• Öksürük
• Nefes alıp verirken ıslığa benzer bir ses olması (ötme sesi)

Bazı durumlarda başlangıçtaki, yukarıda sayılan belirtiler hafiflese de yabancı cisim halen solunum yollarını tıkıyor olabilir. Bu durumda tıkanmanın diğer belirtileri de bilinmelidir:

• hırıltılı solunum
• kötüleşen öksürük
• Çocuğun konuşamaması
• Boğaz veya göğüste ağrı olması
• Ses kısıklığı
• Dudaklarda morarma
• Nefes alamama
• Çocuğun bilincini kaybetmesi

Solunum yollarındaki yabancı cisimlerin tedavisi

Boğaza takılan yabancı cisim, elle ulaşılabiliyorsa elle çıkarılır. Aksi takdirde çocuksa baş aşağı tutularak, büyükçe iki kürek kemiği arasına vurularak yardım edilir. Sorunun ciddiyeti ve tedavisi hava yolundaki tıkanıklığın derecesine bağlıdır. Eğer çocuğun tıkanması tam ise, çocuk nefes alamayacak, konuşamayacak ve dudakları moraracaktır. Bu durum acil müdahale gerektirdiğinden hemen acil servise başvurulmalıdır. Bazen yabancı cismin çıkarılabilmesi için ameliyat gerekebilir. Diğer hafif bulguların görüldüğü konuşabilen ve nefes alabilen çocuklar, zaman kaybetmeden hastaneye götürülmelidirler.

Yemek borusu yabancı cisimlerinin belirtileri ve tedavisi

Yemek borusuna takılan yabancı cisimler çoğu kez daha az gürültülü bir klinik tabloya yol açarlar. Çocuklar ellerine geçen pek çok şeyi ağızlarına gördüklerinden çevrelerinde bu tür yutulabilecek cisimler bırakmamak çok önemli bir korunma sağlar. Eğer yutulan yabancı cisim yemek borusu çapından daha büyük ise yemek borusunda takılı kalır . Hastada yutkunma güçlüğü boğaz ağrısı, nefes darlığı gibi şiddetleri değişebilen belirtiler ortaya çıkabilir.

Yemek borusu yabancı cisimleri de mutlaka hastaneye başvurmayı gerektirir . Bu cisimler cinslerine , büyüklüklerine ve takıldıklara yere bağlı olarak basit yada ameliyathaneyi gerektiren önlemlerle çıkartılırlar.

Çocuklarda Seröz ve Orta Kulak İltihabı

Çocuklarda burun ile kulak arasında bulunan ve kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüpü tam gelişmemiştir.Ayrıca konum olarak da daha yatay olduğu için çocuklar yetişkinlere göre daha sık orta kulak enfeksyonu geçirirler.Östaki tüpünün çalışmadığı durumlarda ve östaki tüpünün burun arkasına açılan ağzını tıkayan geniz eti (Adenoid dokusu) gibi bir durum varsa orta kulak basıncı negatife döner. Negatif orta kulak basıncı sonunda orta kulaktaki kılcal damarlardan orta kulak içine serum çekilir. Böylece çocuğun kulağının içinde sıvı oluşur.

Bu durum çocukların çok büyük bir çoğunluğunda gözlenir. Çocuğunuz seslendiğinizde sizi duymuyor , televizyonu yakından izliyorsa, bunu farkedip bir KBB uzmanına başvurmalısınız. Ayrıca okul çağındaki çocuklarda çocuğun öğretmeni sizleri uyaracaktır. Doktor size çocuğunuzun kulağında sıvı var derse korkmayın bu sıvı kulağa dışarıdan girmiş değildir.

Bu durumdaki bir çocuk gerekli ilaç tedavisini almazsa kalıcı bir takım kulak problemleri gelişmesi kaçınılmazdır. Orta kulaktaki sıvı ilaç tedavisine rağmen geçmezse ki bu durumu tekrarlayan timpanogram testleri ile kolayca anlıyoruz.

Çocuğun her iki kulağına sıvıyı oradan almak ve orta kulak basıncını normale döndürmek için kulak zarını çizerek buradan içeriye tüp uyguluyoruz. Bu müdahale için genel anestezi tercih edilir. Çocuğun eşlik eden bademcik ve veya geniz eti mevcut ise bunlarda aynı seansda çocuk uyumuşken alınabilir.

Çocuğumun kulağına tüp takıldı ama bu tüpler ne kadar kalacak ?

Bu tüpleri genellikle durumuna göre 6 ay ila 1 sene arasında takip ederek kulak zarında tutuyoruz. Bu süre dolmadan da çocuğun kulağındaki bu tüpler kendiliğinden de düşebilir.ameliyat sonrası ayda bir kontrol gerekmektedir. Nispeten kolay olan bu uygulama bir çok önemli orta kulak hastalığını ve işitme kayıplarını önleme açısından çok önemlidir.

Çocuklarda İşitme Azlığı

Çocuğumuz seslendiğimizde birkaç defa tekrarlatıyor ve derslerde başarısında azalmalar olup televizyonun sesini çok açıyor yada yakından izliyorsa işitmesinde bir azalma olup olmadığı yönünde uyanık olmakta yarar var! Özellikle televizyonu yakından izleyen çocuklar öncelikle göz hekimlerine başvuruyor. Televizyonu yakından izlemenin ana nedeni olabilecek işitme azlıkları gözden kaçabilir. Sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren, genellikle burun tıkanıklığı sorunu yaşayan ya da uyku sırasında ağzı açık uyuyan belki de horlayan çocuklarda orta kulakta sıvı toplanması son derece sık karşılaşılan bir durumdur.

Orta kulak boşluğu normalde hava ile doludur. Burun arkasındaki genizle kulak arasında havalanma görevini yapan östaki borusu sayesinde orta kulaktaki hava basıncı dış ortamdaki basınç ile eşitlenir. Uçakta ya da denize dalarken kulağımızda hissettiğimiz basınç hissi ani değişikliler sırasında bu sistemin çalışmasına fırsat kalmadan dış ortam basıncıyla orta kulak basıncının eşitlenememesinden kaynaklanır. Nezle olduğumuzda kulağımızın tıkanması da yine aynı mekanizmayladır. Yutkunma sırasında ve çenemizi açıp kapatma hareketi ile östaki borusu açılacağından basınç eşitlenmiş olur. Özellikle okul öncesi çocuk grubunda orta kulakta sıvı toplanması yani tıptaki ismiyle ‘seroz otit’ hastalığı oldukça sık görülür.

Çocuklarda kulak ile geniz arasındaki mesafenin kısa oluşu ve anatomik olarak geniz eti büyüklüğü, sık geçirilen enfeksiyonlar, alerjik yapı bu hastalığın küçük yaşlarda daha sık görülmesinin nedenleri arasında yer almaktadır.

Hastalığın erken evrelerinde çocukta hafif bir işitme kaybı başlar. Burun tıkanıklığı belirtileri, ağız açık uyuma, televizyonun sesini çok açarak yada yakından izleme, derslerde öğretmenin söylediklerini duyamama, sürekli burun akıntısı gibi yakınmalar olur. Aileler bu yakınmaları her zaman algılayamamaktadır. Pek çok zaman okul öğretmenleri tarafından işitme azlığı fark edilmektedir. Orta kulakta sıvı birikmesi erken dönemde yakalandığında nedene yönelik tedavi ile düzeltilebilen bir durumdur. 15-20 günlük ilaç tedavileriyle sıklıkla sorun ortadan kaldırılabilir. Ancak östaki borusunun tıkanmasına neden olan geniz eti ve bademcik büyüklüğü durumlarında ve ilaç tedavisinin etki etmediği durumlarda cerrahi tedavi gereklidir ve sonuç son derece yüz güldürücüdür.

Tedavi edilmeyen gecikilmiş durumlarda geçirilen sık orta kulak enfeksiyonlarına bağlı ve kulak zarındaki negatif basınç ile çökme nedeniyle olarak kalıcı işitme bozuklukları ortaya çıkabilir.

Orta kulakta sıvı birikmesi durumlarında kulakta ağrı, ateş, akıntı gibi yakınmalar yoktur. Çocuğun arkadaşları ile ilişkilerinin bozulması, derslerdeki başarısının düşmesi, huzursuzluk, denge bozukluğu gibi yakınmalar kimi zaman ana yakınmalar olarak karşımıza çıkabilmektedir. Tüm bunlar işitme azlığına ve orta kulaktaki basınç ile dış ortamdaki basınç arasındaki farka bağlıdır. Bu nedenle anne ve babaların işitme azlığı olduğundan şüphe duydukları çocukları mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına götürmeleri gereklidir.

KBB uzmanı hastalık var ise buna neyin neden olduğunu araştıracak ve nedene yönelik tedavi uygulayacaktır. Bu çocuklarda alerjik zeminde burun akıntısı ve geniz eti büyümesi oldukça sık karşılaşılan durumlar olduğundan alerji yönünden değerlendirilmeleri ve gerekirse alerji testlerinin yapılması da düşünülmelidir. Orta kulakta sıvı toplanması nedeniyle kulak zarına yerleştirilen havalanma tüpü ameliyatları sık yapılan ve işitmeyi düzelten bir operasyondur.

Yerleştirilen tüp 6 ay gibi bir süre sonunda sıklıkla kendiliğinden çıkmaktadır. İleride kalıcı bir işitme bozukluğuna yol açmamak ve özellikle bilgi topladığı eğitim yıllarında çocuklarımızı yaşıtlarından geri bırakmamak için işitme konusunda uyanık olmalı ve geç kalmadan doktora başvurmalıyız.

Çocuklarda Alerji ve Sinüzit

Çocuklardaki kulak burun bogaz hastalıklarıyla ilgili problemlerin çok büyük bir bölümü direkt ya da indirekt olarak allerji ile ilgilidir. Çocukların %10’unda allerjik nezle olduğu tahmin edilmektedir.. Çocukluk çağı sinüzitlerinde de altta yatan bir allerjik hastalığın gözden kaçırılmaması gerekir.

Akut enfeksiyon atakları dışında kalan sürelerdeki bir takım bulgular, bize allerjik hastalık konusunda çok önemli bilgiler verir. Burun akıntısı, egzema, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, uykuda düzensizlik, huzursuz ve hırıltılı ya da horlayarak uyuma, sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, ailede anne ya da babada allerji öyküsü ilk olarak sorguladığımız özelliklerdir. Allerjik nezle mevsimsel ya da yıl boyu süren sekillerde karşımıza çıkabilir.

Elbette ki sık sık tıkanan bir burunda, hava sirkülasyonunun iyi olmadığı bir burunda, sinüzit gelişme riski çok daha fazladır. Özellikle soğuk kış aylarında, gripal enfeksiyonların yoğun yaşandığı dönemlerde basit bir nezle bu tip hastalarda sinüzit atağı haline kolayca dönüşebilir.

Sinüzit normal şartlarda en geç 6-8 hafta içinde iyileşen bir hastalıktır. Belirtiler 12 haftadan daha uzun sürerse ve akut ataklar halinde seyrediyorsa artık kronik bir sinüzitten bahsetmeye başlarız. Kişide bağışıklık sorunu olup olmadığından sistemik diğer birçok hastalığa kadar araştırılması ve elimine edilmesi gerekir. Örneğin özellikle çocuklarda burunda bir yabancı cisim(oyuncak parçası, gıda maddesi, boncuk vs…) burunda kötü kokulu akıntı ve sinüzite neden olabilir. Bunların iyice araştırılıp tedavinin buna göre düzenlenmesi son derece önemlidir. Özellikle çocuklardaki sinüzitlerde elbetteki enfeksiyonun durumuna göre gerekiyorsa antibiyotik ve diğer destekleyici tedaviler uygulanmakta ancak geniz eti, ileri derecede büyük bademcik, burun polibi dediğimiz et büyümeleri gibi burun tıkanıklığına neden olan bir obstrüksiyon nedeni varsa cerrahi yöntemle solunum yolunun açılması gerekebilir.

Bu durumda doktorunuz tam ve kapsamlı bir inceleme yaparak tekrarlayan sinüzitin nedenini bulacak ve nedene yönelik tedavi ile çocuğunuzun bu sorununu çözmeye yardımcı olacaktır.

Çocuklarda Ağız Kokusu, neden olur ve nasıl tedavi edilir?

Çocuklarda, özellikle de büyük çocuklarda ve ergenlerde ağız kokusu sık görülen bir durumdur. Çocuklarda ağız kokusu çoğunlukla ağzın gerisinden, burun veya dişlerdeki problemlerden kaynaklanır. Ayrıca çocuklarda metabolizma son derece hızlı olduğundan ortaya çıkan artık ürünler sıklıkla ağız kokusuna yol açabilir.

Bebeklerde ve çocuklarda mide ile yemek borusu arasındaki mesefenin çok kısa olması, refluya sıklıkla rastlanması sebebi ile sıklıkla ağızları kokar. 6 yaşından küçük çocuklarda ağzı kokmayan çocuk hemen hemen yok gibidir. Yaş büyüdükçe ağız kokusu azalır.

Çocuklarda ağız kokusuna neden olan durumlardan bazıları şunlardır :

- Açlık
Çocuklarda ağız kokusunun önemli sebeplerinden birisidir. 6 saati geçen açlıkta çocukların ağızı yetişkinlere göre daha fazla kokar

- Geniz akıntısı
Çocuklarda ağız kokusunun en yaygın nedenidir ve alerjiler, tekrarlayan soğuk algınlıkları ve kronik sinüs enfeksiyonlarından kaynaklanabilir.

- Ağız ve diş bakımının yetersiz olması
Kötü ağız kokusu olan çocuklarda akla gelen nedenlerin başında gelir. Diş çürükleri, diş etlerinin iltihaplanması veya dişler arasında ya da bademciklerde kalan yiyecek parçaları ağız kokusuna neden olur.

- Ağızdan nefes alma
Alerjiler ya da geniz etinin büyümesi de ağızdan nefes almaya ve ağız kokusuna neden olabilir. Ağızdan nefes alma ağzın kurumasına yol açar ve tükürük salgısı ağız içindeki bakterileri yıkama işlevini yerine getiremez. Kullanılan bazı ilaçlar da ağız kuruluğuna yol açarak kötü kokuya neden olabilir.

- Burunda yabancı cisim
Çocuğun burnunda küçük bir yabancı madde kalması durumunda, bu madde çoğunlukla iltihaplanmaya ve kokuya neden olur. Burun deliklerinden sadece birinden yeşil bir akıntı olması bu duruma işaret edebilir. Diğer enfeksiyonların çoğunda ise burun akıntısı her iki burun deliğinde olur.

- Üst solunum yolu enfeksiyonları
Çocuklarda sık görülen tonsillit, farenjit ağız kokusuna neden olur

- Aftlar, Herpanjina
Ağız içindeki aftlar ağız kokusunun önemli bir sebebidir. Ayrıca farinksdeki, vesikülerle seyreden viral bir enf. da ağız kokusuna yol açar

- Stomatitis
Ağız içinde yaralar ile seyreden bu durum da ağız kokusu yapar.

- Diş çıkarma
Bebeklerde ve çocuklarda diş çıkarma dönemlerinde ağız kokması artar.

- Reflu
Reflu çocuklarda ağız kokusunun önemli bir sebebidir.

- Gastrit, ülser
Çocuklarda da rastlanabilen gastrit ve ülser ağıs kokusuna yol açabilir.

- Yiyecekler
Ağız kokusu çeşitli yiyeceklere bağlı olabilir

- Parazitler
Çocukluk yaş grubunda sık rastlanılan parazitler ağız kokusunun ömemli bir nedenidir.

- Kronik karaciğer , böbrek ve metabolizma hastalıkları
Çocuklarda üre ve amonyağın artması ve metabolizma hastalıkları ağız kokusuna yol açabilir.

Tedavi
Ağız kokusu çoğunlukla fırçalama ve diş ipi kullanımı, dilin gerisinin temizlenmesi, ağzın nemli tutulması gibi konulara dikkat ederek, ağız ve diş bakımının düzenli yapılması ve altta yatan alerjiler, sinüs enfeksiyonları veya ağız kokusuna neden olabilen diğer tıbbi sorunların tedavi edilmesi ile düzelen bir sorundur.

Çocuklarda Uyku Apnesi

Solunum hava akımının en az 10 saniye kesintiye uğramasına apne denir. Saatteki apne sayısı (apne indeksi) tıkayıcı uyku apnesi için daha sık tercih edilen bir kriterdir ve tanı koymak için bişin üzerinde olması gerekir.

Çocuklarda tıkayıcı uyku apnesinin en sık nedeni geniz eti ve bademciklerin büyümesidir. Burun delikleri ile gırtlak arasında üst solunum yollarının herhangi bir bölgesindeki obstrüksiyon nedeniyle meydana gelebilir.

Yenidoğanlarda görülen apne tipi daha çok santral (beyin) kökenli olup tedavisi yenidoğancılar tarafından yapılır. Tanıda uykuda video kaydı yardımcı olabilir. Bilimsel anlamda kesin tanı polisomnografi ile konur. Tedavi anatomik engelleri cerrahi yollarla açmak ya da cerrahi dışı yöntemlerle solunum yolunu rahatlatmaktır.

Çocuk Sinüzitlerinde Cerrahi Tedavi

Son yıllarda artan oranda çocuk sinüzit tanısı konulmaktadır. Bunun nedenleri arasında hekimlerin konuya artan ilgileri, endoskop ve bilgisayarlı tomogrofinin de dahil olduğu ileri görüntüleme tekniklerinin devreye girmesi ve alerjik hastalıklardaki artış sayılabilir. Çocukların büyük çoğunluğunda sinüzit ilaç tedavisi ile düzelebilir.

Burun ve sinüs sisteminde ödeme neden olup sinüzite yol açabilecek tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları alerji, geniz eti ve bademcik büyümesi, reflü gibi problemlerin mutlaka araştırılması gerekir. Bilgisayarlı tomogrofi cerrahi tedavide karar vermek için tek başına yeterli değildir. Bunun için ayrıntılı tıbbi değerlendirme ile uygun ilaç tedavisine rağmen düzelmeyen hastalık önemlidir.

Çocuk sinüzitlerinin iyileşmesinde bademcik ve geniz eti ameliyatının önemli etkinliği olabilir. Sinüslere doğrudan yapılabilecek endoskopik cerrahi mümkün olduğunca sınırlı tutulmalıdır. Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi (FESC), her ne kadar çocuklarda mini FESC olarak uygulansa da kistik fibrozis, antrakoanal, polip, mukosel, orbita apsesi (göz çevresinde), mantar sinüziti gibi hastalıklarda uygulanması gereken bir operasyon tekniğidir.

Çocuklarda özellikle küçük yaşlarda mini FESC ameliyatından sonra pansuman ve endoskopik kontrol problemleri ortaya çıkabilir.

Sonraki sayfa »

Compression Plugin created by Jake Ruston - Sponsored by Marie Antoinette Wig.